(506 S. K. Geç. m. 20)
Dava: Davacı, vakıf senedinde yapılan değişikliğin müktesep hak ihlalini ve yapılan işlemin hukuka aykırılığın tespitini, vakıf senedinde yapılan değişiklikler nedeniyle emekli aylığında 01.04.2002 tarihinden itibaren meydana gelen eksilmeden kaynaklanan 2.000,00 YTL emekli aylığı farkı, 2.000,00 YTL emekli yardımı farkı ile, 5146 Sayıl Bakanlar Kurulu Kararı gereği yapılması gereken 75,00 YTL sosyal destek ödemesinin vakıfça ödenmemesi sonucu 01.01.2002 tarihinden itibaren oluşan farklardan şimdilik 500,00 YTLnin en yüksek mevduat faizi ile tahsili istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 4784 sayılı Kanun kapsamından yararlanma istemi yönünden; anılan Kanunun açık hükmü ve gerekçesi karşısında, sosyal yardım niteliğindeki sosyal destek ödemesinin sadece kanunda belirtilen yasalar kapsamındaki sigortalılara uygulanacağının ve davalı vakıf gibi, 506 sayılı kanunun Geçici 20. maddesi kapsamındaki vakıf üyelerinin, madde uyarınca, 506 sayılı kanun kapsamında bulunmadıklarının açık bulunmasına göre, bu talebe ilişkin davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
20.03.2002 tarihinde yapılan senet değişiklikleri yönünden ise; davacının, intibak hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek şekilde, davalı vakıf dışında sosyal güvenlik kurumlarında iki yıldan fazla çalışma süresinin bulunduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, davacının bu yöndeki talebi fark alacakların ödendiği ve vakfın ibra edildiğine dair belgenin ibraz edilmediği gerekçesi ile reddedilmiş ise de; dosyada fark alacak miktarının davacıya ödendiğine dair 08.06.2007 tarihli İbraname ve Taahhütname başlıklı belge, davacı tarafından davalı vakfa noterden gönderilen 06.08.2007 tarihli ihtarname ile ödenen miktarın iadesine dair ihtarname ekindeki 11.06.2007 tarihli banka makbuzunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; söz konusu belgeler değerlendirilerek, dava konusu alacağın ödenip ödenmediği hususu belirlendikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 10.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy