(193 S. K. m. 31) (506 S. K. m. 60, 109, 135) (Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik m. 10)
Dava: Davacı, sakatlara uygulanan vergi indiriminden faydalanmak amacıyla aldırılan sağlık kurulu raporu gereğince, çalışma gücünü % 40 oranında yitirdiğinin tespiti sonrası, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca vergi indirimine tabi tutulması üzerine, 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığını; kontrol muayenesi sonucunda çalışma gücü kayıp oranının % 20 olarak belirlenip, aylığının iptal edildiğini belirterek, Kurum işleminin iptaliyle, 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca maluliyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüyle, davacının 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi gereğince % 44 oranında malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi, Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. düzenlemesini içermektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesinde, Çalışma gücünün asgari % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır...
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir. düzenlemesine yer verilmiştir.
Elazığ Valiliği Kovancılar Mal Müdürlüğünün, 1 7.11.2004 tarihli yazısında, Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından, davacının % 40 olarak belirlenen güç kaybı oranı üzerinden üçüncü derece sakatlık indiriminden yararlanacak konumda olduğunun belirtilmesi üzerine, davacıya 15.12.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış; ancak, Maliye Bakanlığı Gelir Dairesi Başkanlığı'nın, 22.11.2005 tarihli yazısında, davacının çalışma gücü kayıp oranının, Merkez Sağlık Kurulunca % 20 olarak belirlendiğinin belirtilmesi üzerine, davacıya bağlanan aylık 15.12.2004 tarihi itibariyle durdurulup, yapılan yersiz ödemeler borç kaydedilmiştir.
Yargılama sürecinde Sosyal Sigorta Sağlık Yüksek Kurulu tarafından düzenlenen 14.12.2007 tarihli raporda, ...193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi gereğince Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre işleme tabi tutularak değerlendirilmektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin 10. maddesi hükmüne göre hizmet erbabının sakatlık indiriminden yararlanması için yetkili hastanelerin sağlık kurullarından aldıkları raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki, Merkez Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilerek hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünün % kaçını kaybetmiş oldukları saptanmaktadır. Merkez Sağlık Kurulu'nun verdiği kararlara itiraz merciinin hangi birim olduğu bu kanun çerçevesinde belirtilmemiştir... ne 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde ve diğer maddelerinde, ne de bu Kanunun 135. maddesi (A) fıkrası hükmü gereğince yürürlüğe konulmuş olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünde ve diğer Sosyal Güvenlik mevzuatında, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi ile ilgili sakatlık indirimi için düzenlenen raporları, üst kurul sıfatı ile veya herhangi bir sıfatla inceleyip karara bağlayabileceğine dair bir... hükmün mevcut olmadığı gerekçesiyle, konu hakkında rapor düzenlemeye yetkin olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece karara dayanak alınan 19.03.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda; 98/23290 karar sayılı Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre iç hastalıkları listesi (I) endokrin hastalıkları IA maddesine göre % 20, sindirim sistemi arızaları listesinde kronik hepatit hafif derecede maddesine göre % 30, Balthazard formülüne göre % 44,0 oranında maluliyeti olduğu görüşüne yer verilmiştir.
Davacının Gelir Vergisi Kanunu uyarınca sakatlık indiriminden yararlanmasına dayanak alınan ilk rapordaki tanı, diabetes mellitus tip 1+hipertansiyon iken, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda ise, endokrin hastalığından kaynaklanan % 20 çalışma gücü kaybının, kronik hepatit hastalığının eklenmesiyle % 44'e yükseldiği belirtilmektedir.
506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığından yararlanabilmek için, Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olma halinin tespiti zorunluluğu bulunmaktadır. Davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı tarihteki çalışma gücü kaybı oranının sakatlık indiriminden yararlanmayı gerektirir düzeyde olup olmadığı hükme dayanak rapor içeriğinde açıklığa kavuşturulmamıştır. Sigortalının, iptale konu aylığın bağlandığı tarih itibariyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmamış olduğunun tespiti halinde; eklenen hastalıklar nedeniyle, daha sonraki bir tarihte sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış konumda olup olmadığının, hak kazanmış ise aylık bağlanmasına esas olabilecek başlangıç tarihinin, vergi indiriminden yararlanma kararı veren kuruma sorulması ve anılan kurum yetkili organınca belirlenen oranın esas alınması zorunluluğu bulunmaktadır.
Mevcut durumu itibariyle sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanma olanağı tanınmayan ve aylık bağlanma tarihinde de, sakatlık indiriminden yararlanma olanağı bulunmadığı belirlenen sigortalıların, salt 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca yapılacak incelemeye dayalı olarak vergi indirimine hak kazanmadığı halde yaşlılık aylığından yararlandırılmasına olanak bulunmamaktadır.
Mahkemece, iptale konu aylığın başlangıç tarihi itibariyle sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yaralanma hakkı bulunup bulunmadığı, anılan tarihte var olan koşulların ortadan kalkma nedenleri ve yeni hastalık eklenmesine dayalı olarak sakatlık indirimi koşulları doğuyorsa bu konuda yetkili kurum kararının bulunup bulunmadığı konularında inceleme yapılmaksızın, soyut içerikli olarak davacının malul olduğunun tespitine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy