(1479 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 77) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Davacı, murisi eşinin askerlikte geçen sürelerini de borçlanmak suretiyle kendisine 1479 sayılı Yasaya göre ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 77 nci maddesinde Hakim tahkikat ve muhakemenin mümkün olduğu derecede sürat ve intizam dairesinde cereyanına ve beyhude masrafa meydan verilmemesine dikkatle mükelleftir. hükmü gereği; Hakim davayı çabuk ve en az masraf gerektirecek şekilde, diğer bir anlatımla ekonomik bir biçimde görmekle yükümlüdür. Bu çabukluk, basitlik ve ucuzluk ilkesi çok önemli olduğundan Anayasamız dahi hükme bağlama ihtiyacını duymuştur (Anayasa 141/son). Gerçektende bir uyuşmazlık bir dava ile mahkeme önüne getirildikten sonra artık kamu yararı alanına girmiş sayılır. Davanın çabuk bir şekilde görülmesinde tarafların olduğu kadar toplumun da yararı vardır. Bu nedenle hakimin davayı mümkün olduğu kadar çabuk, düzenli ve ekonomik bir şekilde sonuçlandırmakla yükümlü olduğu gözetilerek; davacı murisinin ölüm tarihi olan 20.07.1993 tarihi itibariyle yürürlükte olan 1479 sayılı Kanunun 41 inci maddesindeki Ölüm tarihinde en az 3 yıl sigorta primi ödemiş olan hak sahibi kimselere yazılı talepleri halinde aylık bağlanır. düzenlemesi gereği, murisin sigortalı olduğu 06.07.1992-20.07.1993 tarihleri arasındaki 1 yıl 14 gün sigortalılığının prim ve ferileri borçlarını ödemesi için davacılara süre tanınarak, tüm borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren davacıların ölüm aylığına hak kazandığının tespiti kararı verilmesi gerekirken, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy