Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın, husumet nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacı, çalışmaların geçtiği iddia edilen ...’ne husumet yönelterek, sigortalılık süresinin tespitini istemiş; Mahkemece, husumetin....Başkanlığı’na yöneltilmesi gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin, taraf ehliyeti bulunmayan ...’ne husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin kabulü yerinde ise de; buna ilişkin hatanın temsilcide yanılma olduğu ve dava dilekçesinin..... devam edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
2-Dosya kapsamından, davanın, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmış olup; anılan maddeye dayalı sigortalılık süresinin tespitine ilişkin davalarda, kendi hak alanlarını ilgilendirdiğinden, tespiti istenen sürede işverenin taraf olarak yer alması gereklidir. Zira, davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta... (devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı) tarafından yerine getirilecek, ancak, sigortalının bu hakkının tescil edilmesiyle de sigorta primlerinin işverenden tahsili olanaklı hale gelecektir.
Her ne kadar somut olayda, sadece işverene karşı dava açılmış ise de; bu tür davalarda, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundaki Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı) yasal hasım konumunda olduğundan, kendisine husumet yöneltilmesi zorunludur. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın (devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı) yasal yönteme uygun biçimde davaya dahil edilmesi; gerek Kurumda, gerekse işveren nezdinde bulunan kayıt ve belgelerin getirtilmesi, tüm kanıtlar toplandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.