(506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, 10.11.1996-2.9.2008 arası dönemde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatı ve davalı işveren şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatı ve davalı işveren şirket avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, dosya içeriğinden; davalı şirket işyerinin 14.10.1993 tarihi itibariyle tescilli olup şirket adına on altı ayrı işyeri tescilinin bulunduğu, davalı şirketin Giresun ve İlçelerindeki enerji nakil hattı elektrik ve trafo tesisi ile hatların bakım ve onarım işlerini ihale ettiği, anılan işyerinden 10.11.1996-3.9.2005 çerçeve ve ara tarihleri içeren ve on bir ayrı işyerinden düzenlenmiş on bir adet giriş bildirgesinin bulunduğu, giriş bildirgeleri başlangıç alınarak 10.11.1996-2.9.2008 arası çerçeve ve ara dönemlerde on yedi ayrı giriş ve on yedi çıkış olmak üzere kısmi bildirimlerin yapıldığı, davacının ihaleye konu dönemlerde şoför ve kaynakçı olarak çalıştığının ifadelerine başvurulan tanıklarca beyan edildiği, mahkemece, 31.12.2003 tarihi öncesi işe giriş ve çıkış tarihleri gözetilerek, 11.11.2008 tarihinde açılan davaya göre; gerek. 10.11.1996-8.2.2001 arası gerekse 31.12.2003 öncesi döneme ilişkin istemin hak düşürücü süreye uğradığı gerekçe gösterilerek, 10.11.1996-10.3.1997 ve 23.3.2001-30.07.2001 ve 7.5.2002-3.7.2002 ve 15.8.2002-21.10.2002 arası dönemler ile 21.10.2002-2.9.2008 arası çerçeve ve ara dönemlerinde her bir giriş ve çıkış tarihleri esas alınarak bu tarihler arasında sürekli çalışmanın tespitine hükmedilmiştir.
Mahkemece, 21.10.2002-2.9.2008 arası dönemde sıra takip eden bildirimler ve ihale konusu işlerin kapsam süreleri dikkate alınarak ve bu sürelerle sınırlı biçimde tespite hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 10.11.1996-21.10.2002 arası çerçeve ve ara dönemlere ilişkin kabule konu sürelerin, işyerlerinin kapsam süreleri dikkate alınmaksızın sadece giriş ve çıkış tarihleri dikkate alınarak noksan belirlenmesi, diğer taraftan, 10.11.1996 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığına rağmen 11.11.2008 tarihli dava tarihi gözetilerek, 31.12.2003 öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğrayacağı ve bu sebeple de 10.11.1996-8.2.2001 arası dönemin tespite konu olmayacağı belirtilerek yazılı biçimde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu sebeple de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Davacı, bildirim dışı sürelerin tespitini istediğine göre, öncelikle 10.11.1996-21.10.2002 arası çerçeve ve ara dönemlerde bildirimin yapıldığı 517.984. ...534 sicil sayılı işyerlerinin ihaleye konu iş yönünden kapsam ve faaliyet dönemleri araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, davalı işyerlerine ait işyeri dosyaları ile dönem bordroları ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek ve anılan işyerlerinin faaliyet dönem sonları da esas alınmak suretiyle ve çakışan başka işyeri çalışmaları da gözetilerek davacının, fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kuşkusuz, 10.11.1996-21.10.2002 arası dönemde noksan bildirimlerin varlığı sonucuna ulaşıldığı takdirde, karar tesis edilirken, gerek davalı işyerlerinden yapılan bildirimlerin gerekse taleple çakışan başka işyeri çalışmalarının dışlanması gereği gözden uzak tutulmamalıdır.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde; davacı avukatı ile davalı Kurum avukatı ve davalı işveren şirket avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacı ve davalılardan P... İnş. Taah Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy