(1086 S. K. m. 76) (2709 S. K. m. 152, 153) (506 S. K. m. 9, 10, 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler sebebiyle uğranılan Kurum zararının 506 Sayılı Kanunun 10. ve 26. maddeleri uyarınca rücuan ödetilmesini Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum'un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, 10.11.2001 tarihli zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan sosyal sigorta yardımları sebebiyle uğranılan kurum zararının, davalı işverenden teselsüle dayalı olarak 506 Sayılı Kanunun 10. ve 26. maddeleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi olarak alınmış. Sosyal Yardım Zammı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin değerli gelirin, %60 davalı işveren kusur karşılığı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
a- Davanın yasal dayanaklarından olan ve kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine dair olarak, mahkemece bir araştırma yapılmadığı gibi, bu yönde olumlu veya olumsuz bir belirleme de yapılmamış olup; inceleme konusu davada, 506 Sayılı Kanunun 10. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı; sigortalının özlük dosyası (hizmet cetveli ile birlikte) celbedilip dosyadaki mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, somut olayda 4447 Sayılı Kanun ile değişik 506 Sayılı Kanunun 9. ve 10. madde koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi,
b- Davada, davalı Şirket'in yönetim kurulu başkanı dava dışı gerçek kişi G. K. yönünden teselsül hükümlerine dayanılmış olması nedeniyle, bu şahsa verilen %10'luk kusur da gözetilerek toplam %70 kusur üzerinden davalı Şirketin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, anılan gerçek kişiye verilen kusur gözetilmeksizin %60 kusura göre karar verilmesi,
c- Sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelir miktarı içerisinde, ilk peşin değerli Sosyal Yardım Zammı tutarı olan 130,85 TL'nin da dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan tutarın dikkate alınmayarak eksik rücu alacağına hükmedilmesi,
d- Davanın yasal dayanağını oluşturan. 506 Sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere... ibaresi, Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 Sayılı kararıyla, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa'nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.3.2007 tarihinden sonra. H.U.M.K.'nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay'ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü sebebiyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, kısmen red nedeniyle, yargılama gideri ve vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, 24.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy