(506 S. K. m. 79) (5510 S. K. Geç. m. 7)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait ticari araçlarda 15.07.1984-25.09.2005 tarihleri arasında 4066 gün şoför olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. A. D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacı, davalılardan işverene ait ticari araçlarda 15.07.1984-25.09.2005 tarihleri arasında 4066 gün fasılalı bir şekilde (15.07.1984-15.03.1999 tarihleri arasında 3166 gün, 1999-20.11.2005 tarihleri arasında 900 gün olmak üzere) şoför olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı ile işverenin damat-kayınpeder olmaları, davacının, çalıştığını iddia ettiği araçlardan birinin davacının eşi adına kayıtlı olması gözetilerek fiili ve gerçek çalışmanın varlığı durumunda yakın akrabalık ilişkisi olan damadın sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çalışma olgusunun her türlü delille ispatı mümkün ise de; mahkemece, soyut gerekçelerle eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
Davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının sürekli çalışma iddiasının, resen kanıt toplanabileceği yönü de gözetilerek araştırılması; davacı tarafından belirtilen tarihler arasında kesintili olarak çalışıldığı iddia edildiğine göre, öncelikle davacıya çalışmasının sürekli mi mevsimlik mi olduğu, kesintili çalışma halinde kesinti sebepleri ve tarihleri açıklattırılmalı, çalışılmayan dönemlerde İş Kanununa göre hizmet akdinin askıya alınma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve bu doğrultuda hak düşürücü süre irdelenmeli, tarafların damat-kayınpeder olup; dava konusu dönemde davalı işverene ait iki işyerinden 01.05.1993 tarihinden itibaren 1993, 1994, 1998 ve 1999 yıllarında toplam 465 günlük kesintili çalışmanın Kuruma bildirildiği, davalı işveren adına kayıtlı ve Kurum kayıtlarına göre; halen faaliyette bulunduğu belirlenen ticari taksi ve okul taşıtı işyerlerinin bulunduğu, başka bir işyerinden davacı adına verilen işe giriş bildirgesi ve herhangi bir hizmet bildiriminin bulunmayışı karşısında; dava konusu dönemde davacının eşi ile davalı işveren adına kayıtlı tüm ticari araç kayıtları (sonradan el değiştirmiş olsa bile) ile araçların tescil tarihi ilgili emniyet müdürlüğünden sorularak belirlenmeli, davacı ile davalı işverene ait vergi kayıtları ile Bağ-Kur sigortalılığının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacı adına tespit edilenlerden başka dava konusu dönemde kesilen trafik cezalarının araç plakaları ile birlikte tespiti, davacının askerlik yapıp yapmadığı, yapmış ise başlangıç ve bitiş tarihleri, davacının eşi ile işveren adına kayıtlı olduğu tespit edilecek araçların kimler tarafından kullanıldığı, davacı dışında başka çalışan olup olmadığı hususları araştırılmalı, çalışma süresinin tümü yönünden beyanda bulunabilecek birlikte çalışan veya komşu işyeri çalışan veya işverenleri arasından belirlenecek tanıkların beyanına başvurularak, bilgilerinin dayanaklarının dosyaya yansıtılması; her tür kanıttan yararlanmak suretiyle, çalışma iddiası hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy