(506 S. K. m. 9, 10) (818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı, trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler sebebiyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava; işe girişi süresinde Kuruma bildirilmediği ileri sürülen ve 16.10.2002 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu, sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı işçi H. S. için Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. madde Şartlarının varlığı konusunda bir inceleme ve araştırma yapmaksızın, kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmayan davalı işverene husumet yöneltilmesinin iyiniyet ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle davanın reddine karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddeleri olduğu halde, anılan madde şartlarının varlığı konusunda usulünce bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet, sigortalının işe girişi, süresinde Kuruma bildirilmemişse. Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10. maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. Bu anlamda öncelikle, 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı; sigortalının tüm özlük dosyası ( hizmet cetveli ile birlikte) celbedilip, dosyadaki mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, somut olayda 4447 Sayılı Kanun ile değişik 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. madde koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp irdelenmelidir.
Yapılacak inceleme sonucunda, davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğinin tespiti halinde, işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, belirlenecek ilk peşin değerli gelirler ile, davaya konu masraf ve ödemeleri oluşturan tazminat miktarından. B.K.nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca dava dışı üçüncü kişi kusurunun %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak varılacak sonuca göre rücu alacağına hükmedilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy