(5510 S. K. m. 4, 5, 19, Geç. m. 23, 24) (6183 S. K. m. 51) (4721 S. K. m. 2) (213 S. K. m. 374) (5393 S. K. Geç. m. 5) (5216 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Dava, kurum işleminin iptali ile 11.7.2008 tarihindeki borçların yapılandırılması talebinde belirtilen miktar üzerinden borçlanma yapabilmesi ve askerlik borçlanmasını da 1.420.40 TL üzerinden ödeyebilmesi ve yaşlılık aylığı alabilmesinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı kısa süreli SSK'lı çalışması sebebiyle Kurumca kabul edilmeyen 2926 Sayılı Yasaya tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 1.1.1985 tarihinden itibaren devam ettiğinin tesbiti ile 5458 Sayılı Yasadan yararlanması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiş, mahkemece davacının tedbir talebi kabul edilerek, hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. Mahkemece verilen tesbit kararı Dairemizin 9.4.2009 tarihli ilamı ile Onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Davacının, 9.6.2009 tarihinde yapılandırmadan yararlanmak için Kuruma dilekçe vermesi üzerine kurum, tesbit davasında verilen tedbir kararına uymayarak ödeme koşulunu yerine getirmeyen davacının tedbir talebinin uygulanmasına dair talebinin reddine karar verilmiş, bu kurum işlemine karşı iş bu dava açılmıştır.
Davanın yasal dayanağı olan ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa, 26.5.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5763 Sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle eklenen Sosyal güvenlik prim yapılandırılması bozulanlara dair hükümler başlığını taşıyan geçici 23'üncü maddede: 5458 Sayılı Kanunun 1 'inci ve 2'nci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden yapılandırıldığı halde aynı Kanunun 3'üncü maddesi uyarınca yeniden yapılandırma haklarını bu maddenin yürürlüğe girdiği günü izleyen ayın sonuna kadar kaybedenlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları durumunda, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmalarının, 5458 Sayılı Kanuna göre yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate alınmak suretiyle ihya edileceği belirtilmiş; 5763 Sayılı Kanunun 27'nci maddesiyle 5510 Sayılı Kanuna eklenen Sosyal güvenlik alacakları başlıklı geçici 24'üncü maddede ise; 1479 Sayılı Kanuna göre sigortalı olanların 31.3.2008 gününe kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek prim borçlarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla, bu maddede belirtilen koşullarla peşin veya yirmi dört aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, 5510 Sayılı Kanunun geçici 23 ve 24'üncü madde hükümlerinden yararlanmaya yönelik başvuru süresi 26.5.2008 - 28.7.2008 (dahil) dönemi ile sınırlandırılmış olup, eldeki somut uyuşmazlıkta davacının söz konusu madde düzenlemelerinden yararlanmak için Kuruma yasal süresinde başvurduğu belirgin olduğu gibi, tesbit davasının anılan süre içerisinde açıldığı ve tedbir kararı verildiği ortadadır.
Somut olaya gelince, davacının, yasal süre içinde yapılandırmadan yararlanmak için müracaatının bulunduğu ancak Kurumun, hizmetleri kabul etmeyerek uyuşmazlık çıkarması üzerine çekişme yaratıldığı, böylece söz konusu dönemin çekişmeli hale geldiği, davaya konu edildiği ve sonucunda da mahkeme kararı ile tesbit edildiği anlaşıldığından, süresi içinde kuruma başvurusu olup Kurum tarafından muaraza çıkartılmakla davaya konu olduğundan, davacının bu haktan mahrum bırakılarak sanki yeni başvuruda bulunmuş gibi, mahkemenin tedbir hükmünü yok sayarak işlem yapılması MK'nun 2. maddesine aykırıdır.
Öte yandan, 25.2.2011 gün 27857 mükerrer sayı ile Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 13.2.2011 tarih 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişik Yapılması Hakkında Kanunun 20. maddesi (1) 22.2.2006 tarihli ve 5458 Sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılandırmaları devam edenler hariç olmak üzere, bu Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183 Sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
(2) Bu Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer'i amme alacağı hesaplanmaz.
(3) Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir.
(4) 5393 Sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesiyle 10.7.2004 tarihli ve 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
(5) a- Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.
b- Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği halde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara dair ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c- Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile idare aleyhine hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekalet ücreti bulunması halinde bunlar talep edilemez.
(6) İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14 üncü maddesinin 3. fıkrası hükümleri uygulanmaz.
(7) 5510 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borç yapılandırmalarında; bu Kanunun 19 uncu maddesinin 1. fıkrasındaki hakları saklı kalmak üzere, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin, taksitlendirme süresini (son taksiti) takip eden ayın sonu aşılmamak kaydıyla ait oldukları yılın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 Sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(8) Bu Kanunun ilgili maddelerinde faiz, gecikme faizi, gecikme zammı, gecikme cezası, cezai faiz gibi fer'i alacaklar yerine tefe/üfe aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanması öngörülen tutarın tespitinde, tefe/üfe aylık değişim oranlarının belirlenmediği dönemler için alacağa ilgili dönemde uygulanan fer'i alacağın hesaplanmasına esas alınan oranın yarısı dikkate alınır. Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek alacaklara bu Kanunun yayımlandığı ay için uygulanması gereken üfe aylık değişim oranı olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki ay için belirlenen üfe aylık değişim oranı esas alınır.
(9) Bu Kanunun 5 inci maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen vergilere, ödeme yönünden şartların ihlali halinde, kesilmesi gereken vergi cezaları için 213 Sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri taksit ödeme süresince işlemez. hükmünü içermektedir. Anılan Kanunun 1-d bendi, kapsam içine giren ve ödenmemiş olan Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarının niteliklerini ve dönemini, 12. madde; kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarının tahsilat biçimini, 15. madde; sosyal güvenlik borç yapılandırma anlaşmalarının ihyasına dair hükümleri, 18. madde; başvuru ve ödeme süresi ile şekline dair hükümleri düzenlemektedir.
Sonuç olarak davacının, 5763 ve 5510 geçici 23 ve 24. maddelerinden yararlanmaya dair talebi üzerine 11.7.2008 tarihindeki borçlanma miktarı üzerinden yapılandırma yapabilme hakkı bulunduğu gibi 6111 Sayılı Kanunun Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı hususunda da davacı tarafın beyanına başvurulmalı, ayrıca yukarda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde; davacı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 09.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy