......
Davacı, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak hükümde belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına göre, davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, müştereken ve müteselsilen sorumluluk esasına göre açılmış olup, davalıların dayanışmalı sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, Borçlar Kanununun 50. maddesine aykırı şekilde, davalıların kusur oranları doğrultusunda sorumluluklarına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün fıkrasının 2. paragrafının silinerek, yerine, “1.198,91 TL alacağın 01.01.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacı Kuruma verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy