(506 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 50, 51)
Dava: Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı M... Mesken Sanayi A.Ş. vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin, aşağıdaki benden kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Kurum, 20.07.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı M. B.'a bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi uyarınca davalı işverenden teselsül esaslarına göre rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı işveren kusuru %40, zararlandırıcı sigorta olayına karışan dava dışı işçilerin kusuru %60 olarak belirlenmek ve Anayasa Mahkemesi'nin 26'ncı maddeye yönelik iptal kararı gözetilmek suretiyle, Kurum zararının %40'ı hüküm altına alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi olup, 506 sayılı Kanun'da teselsüle ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51'inci maddelerinin uygulanmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Teselsüle dayanan davalarda Kurum, zararının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı ya da sadece, birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri Kuruma karşı zararın tamamından, fakat birbirlerine karşı ise kendi kusurları oranında sorumludurlar. Bir başka deyişle; sorumlulardan sadece birisi hakkında dava açılmış olması durumunda, dava dilekçesinde dava dışı kişilerin kusurlarında ötürü de teselsül hükümlerine dayanılması şartıyla, müteselsil sorumluluğa hükmedilmelidir.
Açıklanan, maddi ve hukuki olgular ile istem nazara alınarak; davalı işveren şirketin teselsül hükümlerine göre Kurum zararının tamamından sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde kusuru oranında sorumluluğuna karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, 25.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy