(506 S. K. m. 116)
Dava: Dava, geç bağlanan ölüm aylığı nedeniyle işlemiş faiz alacağına ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Dava; davacı eş Sıdıka Adıgüzele, muris kocası üzerinden 01.09.1997 tarihinden itibaren bağlanması gereken ölüm aylıklarının, İzmir 5. İş Mahkemesinin 2004/844 Esas 2006/973 Karar ve 11.12.2007 kesinleşme tarihli dava dosyasıyla geç bağlanmış olması nedeniyle, hak edilen ölüm aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren toplu ödeme tarihine kadar ki işlemiş faiz alacağına ilişkindir.
Mahkemece; 01.09.1997 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına yönelik tespit hükmünün 11.12.2007 kesinleşme tarihine, 506 sayılı Yasanın 116. maddesinde öngörülen 3 aylık sürenin ilavesiyle bulunan 12.03.2008 tarihinden, birikmiş aylıkların toplu ödeme tarihi olan 20.05.2008 gününe kadarki dönem yönünden hesaplanan 508,80 TL işlemiş faiz alacağına hükmedilmiştir.
Davacı Sıdıka Adıgüzel'e İzmir 5. İş Mahkemesinin 2004/844 Esas 2006/973 Karar ve 11.12.2007 kesinleşme tarihli tespit ilamı ile, 26.08.1997 tarihli ölüm aylığı talebi gözetilmek suretiyle 01.09.1997 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiş olması karşısında, söz konusu 01.09.1997 tespit tarihine 506 sayılı Yasanın 116. maddesinde öngörülen 3 aylık sürenin ilavesi ile bulunacak tarihten, birikmiş aylıkların toplu ödeme tarihine kadarki dönem yönünden ay be ay yapılacak faiz hesabı sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı alınan faiz başlangıç tarihine itibarla yazılı şekilde karar tesisi isabetli görülmemiştir.
Öte yandan, faiz hesap raporu ile belirlenen dava konusu faiz alacağının, yasal faizi ile birlikte tahsiline denilmek suretiyle, faize faiz işletilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy