(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, 01.06.1991-10.09.2002 tarihleri arasında ve 03.10.2002 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine ve Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma ilamına uyarak ilamında belirttiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının; 1985 yılından başlayan 2926 sayılı Yasaya tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının SSK'ya tabi çalışması nedeniyle, sona ermesinden sonra, prim ödemeye başladığı 29.02.2000 ile 01.01.2005 döneminde düzenli prim ödemesi nedeniyle 11.09.2002 ila 07.10.2002 tarihleri arasındaki 22 günlük SSK'ya tabi zorunlu sigortalılık süresi dışında, bu dönemde 2926 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesi mümkün ise de, çözümlenmesi gereken sorun; zorunlu SSK'lı çalışmasını takip eden 01.06.1991 ile prim ödemeye başladığı 29.02.2000 tarihleri arasında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetin varlığının araştırılması gerektiği yönünde önceki mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının, 01.06.1991 - 10.09.2002 ile 08.10.2002 - 01.01.2005 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebinin reddine karar verilmiş ise de, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının, 01.06.1991 tarihinden sonra tarımsal faaliyetin varlığı ispat edilmediğinden bu süreye ilişkin talebin reddine, prim ödemeye başladığı 29.02.2000 tarihinden itibaren, bozma öncesi hükümde de belirtildiği şekilde, 01.01.2005 tarihine kadar isteğe bağlı Tarım sigortalısı olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy