Davacı kurum, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan masraf ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının tahsili amacıyla yaptığı icra takibinde;itirazın iptalini,takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatı verilmesini ister.
Mahkemece; asıl dava yönünden itirazın iptali isteminin reddine karar verirken, birleşerek gelen dava dosyası yönünden ise, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı Sigorta Şirketi tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ....... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, 14.07.2003 tarihli trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödemelerinden oluşan sosyal sigorta yardımlarının davalı....... tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 39.maddesidir.
a)Davalı Sigorta Şirketi, gerek davaya cevap dilekçesinde ve gerekse temyiz dilekçesinde, birleşerek gelen..........sayılı dava dosyasına ilişkin olarak,davalı Kurumca gönderilen ödeme yazısı üzerine 16.03.2005 tarihinde 1.807,00 TL'lık ödeme yapıldığını idda etmektedir.
Bu durumda; davalı Sigorta Şirketi’nin,birleşerek gelen dava dosyasına konu olan ödemeler yönünden sorumluluğunun açıklığa kavuşturulması gerekir.Bu yönde ise, ödemeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler davalı.......elbedilmeli, gerekirse sigorta şirketinin kayıtları üzerinde sigorta ve mali mevzuattan anlayan bilirkişiler marifetiyle ödemenin gerçekliği yönünden inceleme yapılarak, ödeme olgusu araştırılmalı ve varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
b) Öte yandan kabule göre de; bu tür davalarda sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı (temerrüt) tarihinin hiç bir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanunun 98 ve 99 maddelerinde öngörüldüğü üzere, yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulmasına karşın sekiz iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde anılan sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin ve faiz başlangıcının da bu süre sonuna karşılık gelen tarih olduğunun kabulü gerekmektedir. Hiç başvurulmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise, sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, şirkete karşı girişilen icra takip tarihinin veya
takibe girişilmeden dava açılmışsa dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulü zorunludur.
Somut olayda; birleşerek gelen.......1123/914 sayılı dava dosyasında, dava konusu giderlere ilişkin olarak, davalı sigorta şirketine gönderilen 28.02.2005 tarihli ödeme yazısı davalı şirketçe 08.03.2005 tarihinde tebliğ edilmiş olup, anılan ilkeler çerçevesinde temerrüt tarihi 18.03.2005 olduğu halde, faiz başlangıcının 11.03.2005 olarak alınması isabetsizdir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma, inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ile davalı Sigorta Şirketi'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.