Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının 3201 sayılı Kanun uyarınca yurtdışı hizmetlerini borçlanan 10.07.1946 doğumlu şahıs ile aynı kişiler olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden 01.01.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi ... hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Mahkemece,.... 08.07.2006 tarihli hizmet belgesinde adı geçen ... isimli şahsın doğum tarihinin 10.07.1946 olduğu ve aksinin yazılı delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Nüfus kayıtlarının incelenmesinde; davacının kimlik bilgilerinin İ.... oğlu, 22.10.1944 ..... doğumlu, tescil tarihinin 21.11.1946 şeklinde olduğu, ayrıca davacıyla aynı isimde 10.07.1946 Antakya doğumlu, nüfusa tescil tarihi 27.11.1949 olan kardeşinin 01.01.1950 tarihinde vefat ettiği, davacıya ait olduğu iddia olunan yurtdışı hizmet belgesi ile pasaportta da doğum tarihinin 10.07.1946 olduğu, davacının özlük dosyası içeriğinden; 506 ve 1479 sayılı Kanuna tabi hizmetleri, askerlik borçlanması bulunan davacının 24.08.2006 tarihli müracaatı ile ..... 01.10.1986-11.09.1988 tarihleri arasında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanıp, 700 gün borçlanma karşılığının süresinde 12.12.2006 tarihinde ödediği, 15.12.2006 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu; Kurumun yurt dışı hizmet belgesi ve pasaportta adı geçenin doğum tarihinin 10.07.1946 olduğundan yurtdışı hizmet borçlanmasını dikkate almadığı ve dolayısıyla tahsis talebini reddettiği anlaşılmaktadır.
10.07.1944 ve 10.07.1946 doğumlu ...’nın aynı kişiler olup olmadığı ilgili nüfus müdürlüğünden ve emniyet müdürlüğünden araştırılıp tanıklar dinlenmiş ise de; kayden 10.07.1946 doğumlu olan ve 01.01.1950 tarihinde ölen ...’nın pasaport alarak yurtdışında çalışması, yurtdışı hizmet borçlanmasında bulunması fiilen imkansız olması, davacının ölü kardeşinin kimliğini kullandığına dair herhangibir iddia ve tespitinde bulunmaması karşısında; Mahkemece, hatanın nedeni araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde; davacı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
EY
Full & Egal Universal Law Academy