Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, tarım isteğe bağlı sigortalılığının terkine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanunun 60. maddesinde “Tarımsal faaliyette bulunanlar ile bunların yanında aile mensubu olarak ücretsiz çalışmakla beraber bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamı dışında kalanlardan 18 yaşını doldurmuş olanlar Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilirler.
Zorunlu sigortalılıkları sona erenler, 4 üncü madde dışında kalmak şartıyla evvele prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarını isteğe bağlı sigortalı olarak devam ettirebilirler” hükmü öngörülmüştür.
Davacının, anılan hüküm gereğince 14.12.1995 tarihli giriş bildirgesine istinaden 01.01.1996 tarihinden geçerli olmak üzere isteğe bağlı sigortalı olarak tescili yapılmış, hiç prim ödemesi olmayan davacının sigortalılığı tescil tarihi itibariyle, davalı Kurum tarafından sonlandırılmış, Mahkemece; 2926 sayılı Kanunun 60. maddesinde prim ödememenin isteğe bağlı sigortalılığın sona erdirme sebebi olarak gösterilmediği, prim ödememe ile isteğe bağlı sigortalılığın sona ermesine ilişkin düzenlemenin 4956 sayılı Kanun ile hükme bağlandığı, değişikliğin anılan kanununun yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihinden sonra ilk defa isteğe bağlı sigortalı olacak kişilere uygulanması gerektiğinden bahisle sigortalılığın terkine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
2926 sayılı Kanunun 60. maddesinde prim ödememe sigortalılığın sona erme nedeni olarak düzenlenmemiş iken; sonradan 04.10.2000 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 2. maddesinde; isteğe bağlı sigortalı olanların kanun hükmünde kararnamenin yayımlandığı tarihe kadar birikmiş tüm borçlarını, kanun hükmünde kararnamenin yayım tarihini takip eden altı ay
içinde ödemeleri şartıyla devam ettirileceğe, bu şartı yerine getirmeyenlerin sigortalılıklarının son prim ödeme tarihi itibariyle sona erdirileceği hükmü öngörülmüş ise de; anılan Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesinin 26.12.2000 tarihli kararıyla iptal edilerek, iptal kararı 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Diğer taraftan iptal kararı yürürlüğe girmeden 31.07.2001 tarihli ve 24551 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4692 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında; 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre 04.10.2000 tarihinden önce isteğe bağlı sigortalı olanların bu sigortalılıkları 30.06.2001 tarihine kadar birikmiş tüm prim borçlarını, bu tarihten itibaren altı aylık süreye ilişkin prim borçlarıyla birlikte 31.12.2001 tarihine kadar ödemeleri şartıyla devam ettirileceği hükmü getirilmiştir.
2926 sayılı Kanunun 60. maddesi, 24.07.2003 kabul tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 56. maddesi hükmüyle 02.08.2003 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış, anılan kanunun 54. maddesi ile 2926 sayılı Kanununa Ek 3. madde eklenmiş ve 1479 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığı düzenleyen 79 uncu maddesinin 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılar hakkında da uygulanacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, sigortalılık süresi yönünden 4692 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası hükmü göz önünde tutularak dava konusu uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmesine ve tescil tarihinden itibaren hiç prim ödemesi bulunmayan davacının sigortalılığının, tescil tarihi itibariyle sona erdirilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde bulunmasına göre; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.