.......
Dava, iş kazası nedeniyle sorumlu olmadığının ve idari para cezalarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ile müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacı; sigortalı ...’ın, 26.12.2004 tarihinde davacı şirkete ait fabrika çatısında geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik durumuna girmesi üzerine, davalı Kurum tarafından yapılan denetim sonucunda, süresinde işyeri tescili yapılmadığı, sigortalı işe giriş bildirgesi ile sigortalının bordro, prim bildirge ve belgelerinin verilmediği, ilgili defter ve belgelerin usulüne uygun olarak düzenlenmediği gerekçeleriyle 506 sayılı Kanun’un 140/a-b-c-d maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen idari para cezalarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 140’ıncı maddesinde idari para cezaları ile ilgili usul ve esaslar özel bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca; idari para cezasını gerektiren şartlar oluştuğunda Kurum tarafından verilecek idari para cezası ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu durumda somut olayda; idari para cezasının iptaline ilişkin istemin iş mahkemesinde görülmesine yasal olanak bulunmadığından, davanın idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı tefrik edilip, yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Davacı şirket, kendisine ait fabrika baca ve çatı bakım ve onarım işini anahtar teslimli olarak dava dışı........ verdiğini, bu kapsamda çalışırken elindeki borunun çatı yakınından geçen gerilim hattına temas etmesi sonucu meydana gelen davaya konu zararlandırıcı sigorta olayında yaralanarak sürekli iş görmezlik durumuna giren sigortalı ... ile aralarında hizmet akdi bulunmadığı, sigortalının işvereninin......... olduğu gerekçesiyle, anılan iş kazasından sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
.........
Uyuşmazlık; davacı şirket ile dava dış............ arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdine mi, asıl işveren alt işveren ilişkisine mi dayandığının saptanması noktasında toplanmaktadır. Öncelikle, söz konusu uyuşmazlığın çözümü ........ menfaat alanını ilgilendirdiğinden usulüne uygun olarak davaya katılımı sağlanmalıdır.
Mevzuat, öğreti ve içtihatlarda alt işveren, aracı, taşeron, tali işveren, alt müteahhit ve alt ısmarlanan gibi adlarla anılan üçüncü kişilerin, az sermayeli olmaları nedeniyle mali bakımdan güçsüz olmaları, işçilerin ücret ve diğer alacakları veya sigorta primi ya da işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğinin sağlanması ile ilgili mevzuata aykırılık sonucu oluşan zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle meydana gelen Kurum zararından sorumluluk gibi 506 sayılı Kanun’un işverene yüklediği ödevleri yerine getirememesi riskine karşı, gerek 4857 sayılı İş Kanunu’nda ve gerekse 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda hükümler öngörülmüştür.
Bu kapsamdaki hükümlerden olan ve uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun’un 87’nci maddesi, davanın yasal dayanağını oluşturmakta olup; “Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işveren de sorumludur. Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişiye aracı denir.” hükmünü içermektedir.
İstisna akdi ise, Borçlar Kanunu’nun 355’inci maddesinde, “İstisna, bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder.” şeklinde tanımlanmaktadır.
İstisna akdinde müteahhit eser meydana getirmekten ibaret bir iş görme edimini borçlanmaktadır. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere; bir iş görme sözleşmesi olmakla birlikte, bu sözleşmede önemli olan çalışmanın kendisinden çok, bu çalışmadan ortaya çıkan ve objektif olarak görülmesi kabil olan sonuç yani eserdir. Asıl işverenlik – alt işverenlik ile istisna akdi arasındaki farkı da anılan husus oluşturmaktadır. İstisna akdinde iş sahibinin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin olmayan, iş sahibinin emir ve talimatları dışında bedeli karşılığında bir eser meydana getirilmesi söz konusudur. Asıl / alt işverenlik ilişkisinde ise; alt işverenlik ilişkisinin asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işte, asıl işin bir bölümünde veya eklentilerinde işletmenin veya işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde alt işverenin iş alması, alt işverenin bu işi için görevlendirdiği işçilerini kısmen bile olsa bu işyerinde aldığı işte çalıştırması gerekir.
Somut olayda;................baca tamiri, kolektör düzeltmesi, kanat kapak yapımı, motor muhafaza takılması, fan montajı gibi davacı şirkete ait fabrikada üretimde kullanılan makine ve ekipmanların tamiri dahil olmak üzere çeşitli inşaat, tadilat ve tamirat işleri yaptığı iddia edildiği anlaşıldığından, ödemelere ilişkin fatura ve belgeler ile bu konuda tarafların göstereceği deliller toplanarak, yukarıda sıralanan yasal koşullar gereğince araştırılması, davacı ile .........arasındaki ilişkinin niteliği ortaya çıkarılması, deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
......
O halde, davalı Kurum vekili ile müdahil ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde dahili davalı ...'a iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy