Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava; itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan masraf ve ödemelerin yasal faiziyle birlikte tahsili amacıyla yapılan icra takibinde, vaki davalılar itirazı nedeniyle; itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, takibe konu asıl alacağın, davalı ... tarafından takip günü ödenmiş olması nedeniyle, konusuz kaldığından bahisle asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken; alınan faiz hesap raporuna dayalı olarak belirlenen işlemiş faiz alacağının, %60 davalı sürücü kusuru karşılığı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
a)16.05.2007 tarihli takip talebine konu 7.377,79 TL asıl alacağın, takip tarihinden önce 16.01.2007 gününde davalı ... Şirketince Kurum hesabına yatırılmış olması karşısında, asıl alacak yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b)Hükme dayanak kılınan 28.07.2008 günlü kusur raporu, yüksek mühendis ve aynı zamanda İşçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olduğu belirtilen bilirkişiden alınmış ise de, anılan rapor trafik kazasının oluşumunda kusur oran ve aidiyetleri konusunda yetersiz olup, hükme dayanak kılınamaz.
Diğer taraftan, dava dosyası içerisinde kazanın oluşumuna ilişkin kaza tespit tutanağından başka, kayıt belge bulunmadığı gibi bu yönde bir araştırma da yapılmamıştır. Davalı sürücünün, temyiz itirazında ifade ettiği ve dava konusu kazaya ilişkin olduğu anlaşılan.... Mahkemesinin 2007/115 Esas sayılı dava dosyası da getirtilip, kazaya ilişkin maddi olgular açıkça belirlenerek, trafik kazasında ehil bilirkişi kurulundan alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz kusur raporuna dayalı karar tesisi isabetli görülmemiştir.
c)Bu tür davalarda sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı (temerrüt) tarihinin hiç bir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanunun 98 ve 99 maddelerinde öngörüldüğü üzere, yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulmasına karşın sekiz iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde anılan sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin ve faiz başlangıcının da bu süre sonuna karşılık gelen tarih olduğunun kabulü gerekmektedir. Hiç başvurulmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, şirkete karşı girişilen icra takip tarihinin, veya takibe girişilmeden dava açılmışsa dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulü zorunludur.
İnceleme konusu olayda, davalı ... Şirketinin temerrüt tarihi belirlenmeksizin ve 16.01.2007 günlü ödemesi gözetilmeksizin, takip konusu masraf ve ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren yapılan faiz hesabından sorumlu tutulması yerinde değildir. Yukarıdaki bilgiler ışığı altında,davalı ... Şirketinin işlemiş faizden sorumluluğunda, temerrüt (faiz başlangıcı) tarihi duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. Kuşkusuz bu belirleme sırasında, davalı ... Şirketinin takibe konu asıl alacak tutarına ilişkin 16.01.2007 tarihinde yaptığı ödeme durumu ayrıca gözetilmelidir.
d)Öte yandan, hükme dayanak kılınan 17.03.2009 günlü faiz hesap raporu da denetime elverişli değildir. Zira, hesaplamada dikkate alınan faiz oran ve dönemleri ile hesaplama şekli anlaşılamamaktadır. Bu durumda, denetime elverişli şekilde yeniden faiz hesap raporu alınmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy