Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26.maddesi uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından yasal süresinde temyiz edildiği, sonrasında davacı Kurum vekilinin verdiği dilekçe ile temyiz isteminden "sarfınazar" ettiğini bildirdiği, ne var ki, dosyaya sunulan vekaletnamesinde temyizden vazgeçme yetkisinin kendisine tanınmadığının, ayrıca bu konuda davacı .....verilmiş bir talimatında bulunmadığının anlaşılmış olması karşısında, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi de dikkate alınarak, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtların okunması üzerine işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya davacı Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden 506 sayılı Yasanın 26. maddesi kapsamında rücuan tahsili istemine ilişkin olup; sigortalıda iş kazası sonucu oluşan %25,20 meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından gelir bağlama kağıdında kontrol kaydının bulunması nedeniyle, mahkemece, sürekli işgöremezlik oranının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, giderek davalı tarafça mevcut sürekli işgöremezlik oranına itiraz edilmesi ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gidilmesi karşısında, işbu itirazın sonucu araştırılmalı, bu rapor davacı Kurum bakımından bağlayıcı ise de; davalı yönünden bağlayıcı olmadığı gözetilerek, rapora karşı diyecekleri sorulmalı, itiraz edilmesi halinde 506 sayılı Yasanın 109.maddesindeki prosedür uyarınca araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy