(3201 S. K. Geç. m. 6)
Dava: Dava; yurda kesin dönüşe ilişkin yasal koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle, 3201 Sayılı Yasaya dayalı tahsis kapsamında davalı sigortalıya fuzulen ödendiği iddia edilen yaşlılık aylıklarının ferileriyle birlikte tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptaliyle icra takibinin devamına ve davalı sigortalının % 40 icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, kesinleşen tespit davası ve İcra Dairesine yapılan 3000 TL ödeme dikkate alınarak bakiye 229,20 TLye yönelik itirazın iptaline, yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatını isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı sigortalıya, 3201 Sayılı Yasaya dayalı borçlanmaya istinaden 01.11.1995 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanarak 19.11.2005 tarihine kadar 31883,31 TL ödeme yapıldığı, Fransa Sigorta Mercii tarafından 31.12.1999 tarihine kadar çalıştığının belirtilmesi üzerine aylığın baştan itibaren iptal edilerek 14.04.2006 tarihli icra takibiyle 31883,31 TL aylık 27388,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59272, 10 TLnin tahsilinin talep edildiği, bekletici mesele yapılan ve onanarak kesinleşen Konya İş Mahkemesinin 2006/968 esas 2007/289 karar sayılı ilamıyla; 3201 Sayılı Yasaya dayalı borçlanmanın geçerli olduğuna, 01.01.2000 tarihi itibariyle aylığın yeniden bağlanmasına, 01.11.1995 - 31.12.1999 arası döneme ait yaşlılık aylıkları tutarı 3229,27 TL yönünden sigortalının borçlu olup iadesi gerektiğine, bakiye 28654,04 TLnin sigortalıdan istenemeyeceğinin tespitine hükmedildiği, süresinde borca itiraz eden sigortalının ayrıca 01.05.2006 tarihli tahsilat makbuzuyla icra dosyasına 3000 TL ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 229,20 TLye yönelik itirazın iptali ile bu tutar yönünden takibin devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, takibe konu tutarın aynı zamanda işlemiş faizi de içermesi karşısında, gerek ödemeye konu 3000 TL asıl alacak miktarı için gerekse itirazın iptaline hükmedilen 229,20 TL asıl alacak tutarı için yasal faiz hesabı yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, diğer taraftan, takibe konu alacağın likit, yani belirgin olması, başka bir anlatımla, yaşlılık aylıkları her ay kendisine ödenen borçlunun herhangi bir hesaplamaya gerek olmaksızın yalnız başına borç miktarını bilebilecek durumda bulunması karşısında, davacı Kurum lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde ve yazılı biçimde verilen karar usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde; davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 06.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy