......
Dava, yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalının aylıklarının öldükten sonra bankamatik kartı ile çekilmeye devam etmesi nedeniyle yersiz ödenen aylıkların iadesi istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde 305,08 TL yersiz ödenen aylık ve dava tarihine kadar işlemiş 457,72 TL faizi olmak üzere toplam 772,81 TL alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; 02.03.2009 tarihli karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2008 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.400,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece reddolunan alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması reddolunan miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 30.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi .
......
Full & Egal Universal Law Academy