Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 01.06.2006 tarihinden itibaren yersiz ödenen ölüm aylıklarının ödeme tarihlerinden yasal yasal faizi ile, yapılan sağlık giderlerinin de ödeme tarihlerinden itibaren tahsil tarihine kadar yasal faizi ile birlikte tahsili, karşı dava ile de, borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı ve karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının murisinin, inşaat mühendisliğinden dolayı 05.02.2002 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydının gerçek dışı olduğu iddiası ile geçersiz kabul edilmesi üzerine bu kayda dayanılarak 19.02.2002 tarihinde Kuruma verilen giriş bildirgesi ile, 05.02.2002 tarihinden başlatılan......zorunlu sigortalılığının da iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, davacıya 01.06.2006 tarihinden itibaren bağlanan ölüm aylıklarının iptaline karar verilmiş, bu dönemde yapılan sağlık yardımları da talep edilmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda murisin, ticari kazanç yönünden gerçek, yada götürü usulde vergi kaydı olmadığı gibi şirket ortaklığınında olmadığı bildirilmiş, Ticaret ve Sanayi Odasından gelen cevaba göre de murisin ......olarak 01.03.2002 - 12.09.2006 tarihleri arasında kayıtlı olduğu bildirilmiştir. ......şahsi sicil dosyasında prim ödemelerine ilişkin bilginin bulunmadığı görülmüştür.
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanunun 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değişik 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan; esnaf ve sanatkârlar gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanların, Esnaf ve Sanatkâr siciline kayıtlı bulunanların veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yöntemince kayıtlı olanların sigortalı sayılacağı belirtilerek bu tür kayıtlardan yalnızca birinin varlığı yeterli görülmüş; daha sonra anılan madde 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle değiştirilerek zorunlu sigortalılık kapsamına yalnızca, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar alınmış, gelir vergisinden muaf olanlar yönünden ise Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte aynı zamanda kanunla kurulu meslek kuruluşuna yöntemince kayıtlı bulunma koşulları getirilmiştir. Öte yandan, belirtilmelidir ki; gelir vergisi yükümlüsü olmak, Esnaf ve Sanatkâr Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yöntemince kayıtlı bulunmak, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın karinelerini oluşturmakta ise de, zorunlu sigortalılık için ön koşul, başka sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalmak kaydıyla herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmiş olmasıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin hüküm vermeye elverişli olmadığı görülmektedir. Bu nedenle; murisin Oda kaydına esas olan faaliyeti araştırılarak kendi nam ve hesabına çalışmasının varlığı araştırılmalı, prim ödemeleri dikkate alınarak zorunlu sigortalı olmadığı takdirde, isteğe bağlı sigortalı olabileceği hususu da gözetilerek 1479 sayılı Yasanın 79. maddesi çerçevesinde inceleme yapılarak asıl ve birleşen davalar ile karşı dava hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı ve karşı davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ve karşı davacıya iadesine, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy