......
Davacı, murisinin davalı işveren yanında 10.03.1974-15.05.1974 tarihleri arasında, hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına konu olayda, mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına ve davalı işveren nezdindeki yazılı delillere dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, sigortalının kimlik bilgilerindeki çelişkiler nedeniyle, anılan deliller hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Öncelikle, 10.03.1974 tarihli davalı işveren tarafından tanzim edilen işe giriş
./..
-2-
bildirgesinin aslı Kurumdan getirtilmeli, nüfus müdürlüğünden ve Kurumdan dönem bordrolarında ve işe giriş bildirgesinde ismi geçen ....... adına kayıt olup olmadığı belirlenmeli, mevcudiyeti halinde, yargılama sonunda verilecek kararın, bu kişilerin hukuki menfaatlerini etkilemesi ihtimaline binaen, yöntemince davada davalı sıfatıyla taraf olmaları sağlanmalı, taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacının murisinin çalıştığını bildirdiği işyerinden imza ve fotoğraflarını içeren dilekçeler ve ücret tediye bordrolarıyla sair tüm belge asılları celbedilerek bu belgeler ile ....isimli kişi, yada, kişilerin mümkün oldukça niza konusu dönemlerdeki imzaları istikdaba esas alınmak üzere celbedilmek suretiyle .....arifetiyle imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılıp, işe giriş bildirgesinin ve dönem bordrolarındaki çalışmaların davacının murisine ait olup olmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, ayrıca davacı ile aynı dönemde birlikte çalıştığı işveren ve Kurum kayıtları esas alınarak belirlenecek ve çalışmanın kime ait olduğunu bilebilecek durumda bulunan çalışma arkadaşları, müdür, şef gibi kişiler tanık sıfatıyla dinlenmeli, gerektiğinde ihtilaf konusu dönemdeki komşu işyeri işveren ve çalışanları tespit edilerek, bilgilerine başvurulmalı, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle, çekişme konusu hizmetlerin, mevcudiyeti ve gerçekte kime ait olduğu hiçbir şüphe ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlendikten sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddî ve hukukî olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılardan ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....