......
Davacı, davalı işverene ait işyerinde, 01.12.1998-01.08.2006 tarihleri arasındaki dönemde askerlik süresi dışında sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... ...... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacının tespitini istediği döneme ilişkin çalışmaları, 20.12.1998 tarihinden itibaren kısmi olarak, birden fazla giriş ve çıkış tarihi gösterilerek bildirilmiştir. Mahkeme ise, davacıdan 3 durak önce başka bir işyerinde 2003-2005 yılları arasında çalıştığı iddia olunan tanığın beyanına itibar ederek; ilk işe giriş tarihi olan 20.12.1998 tarihi öncesine ilişkin talebi hak düşürücü süre nedeniyle reddedip,
./..
-2-
askerden önceki işten çıkış ve askerlik sonrası işe giriş tarihleri arasında askerlik nedeniyle işten ayrıldığı kabul edilerek bu sürenin dışlanması suretiyle kalan sürede kesintisiz çalıştığının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı adına birden fazla imzalı işe giriş bildirgesi bulunduğuna göre, imzalı bildirgelerden, aidiyeti çekişmesiz olanlar ile içerdiği sigortalı imzasının irade fesadı haline dayalı olduğu kanıtlanamayan bildirge içeriklerinin aksinin, eşdeğer belgelerle kanıtlanması gereği üzerinde durulmamış; davalı tarafından üstlenilen işin yılın tüm aylarında sigortalı çalıştırmayı gerektirir nitelikte olup olmadığı yönü de, Kurum işyeri dosyası ve işveren kayıtlarıyla ortaya konulmamıştır.
Belirtilen ilkeler ışığında, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle davacının sürekli çalışma iddiasının gerçekliğinin belirlenebilmesi amacıyla, re’sen kanıt toplanabileceği yönü de gözetilerek araştırma yapılıp; dava konusu döneme ait davalı işverenlikçe verilen tüm dönem bordroları ile davacıya ait işyeri dosyası eksiksiz olarak celp olunmalı, askerlik tarihleri belirlenmeli, işveren tarafından ibraz olunan çıkış bildirimleri incelenmeli, çalışma süresinin tümü yönünden beyanda bulunabilecek birlikte çalışan veya komşu işyeri çalışan veya işverenleri arasından belirlenecek tanıkların beyanına başvurularak, bilgilerinin dayanaklarının dosyaya yansıtılması; her tür kanıttan yararlanmak suretiyle, çalışma iddiasının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gereği üzerinde durulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; 14.02.1982 doğumlu davacı 18 yaşını 14.02.2000’de bitirdiğinden 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının kararda tartışılmamış olması yerinde görülmemiştir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan .....iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy