Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının murisine ait askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, murisi ....askerlik süresini borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti ile, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiş, davalı Kurum, davacının murisinin sigorta tescil kaydının bulunmaması nedeniyle 506 sayılı Yasanın 60/F maddesi uyarınca talebin reddedildiğini savunmuştur.
506 sayılı Yasanın 60/F maddesi “Bu Kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerinin tamamını veya bir kısmını, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır, altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.” hükmünü getirmiş olup, söz konusu yasa hükmüne göre askerlik borçlanması talebinde bulunabilmek için sigortalılık tescil kaydının bulunması gerekmektedir. 5510 sayılı Yasanın 41.maddesinde de askerlik borçlanması için “bu Kanuna göre sigortalı olma” koşulu öngörülmüştür.
Somut olayda, davacı, murisinin ......Karayollarında sigortalı çalışmasının bulunduğunu belirtmesine karşın, mahkemece, bu hususun yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. ....sigortalı çalışmasının bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünde.....müzekkere yazılarak .... sigortalı çalışmasının bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy