Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 25.04.1985 tarihinde başlayan terzilik faaliyetinin devam ettiği halde,faaliyete ilişkin oda kaydının geçersiz sayılmasının haksız olduğunu beyanla;25.04.1985 tarihinden tahsis talep tarihine(26.11.2008) kadarki dönemde ...... sigortalısı olduğunun tespitini, Oda kaydının geçerliliği ile Oda kayıt tarihinin 25.04.1985 olduğunun ve 26.11.2008 tarihi itibarıyla da yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu olayda;davacının, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığın "Terzi" faaliyetinden ve vergiye dayalı olarak 01.06.1983 tarihli tescille başladığı,tesciline esas vergi kaydının 31.12.1986'da sona ermesi nedeniyle, aynı tarih itibarıyla sigortalılığın sonlandırıldığı,dolayısıyla 01.06.1983-31.12.1986 dönemi sigortalılık yönünden uyuşmazlık bulunmadığı;bunun dışında davacının 2005 yılında ev hanımlığı işinden dolayı verilen giriş bildirgesiyle de 01.04.2006 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı sayılarak, 30.11.2008 itibarıyla 01.06.1983-31.12.1986 ve 01.04.2006-devam olmak üzere toplam 6 yıl 2 ay 29 gün sigortalılığın bulunduğu; giderek anılan kuruluş kayıtlarının dışında, ...... 751 üye numarası ile, 25.04.1985 tarihinden itibaren odaya kayıtlı olduğunun bildirilmesi üzerine, davalı Kurumca yapılan mahalli tespit sonucu, kayıttaki silinti ve kazıntı nedeniyle kaydın geçersiz sayıldığı,bunun üzerine açılan işbu dava ile; 25.04.1985 tarihinden itibaren terzilik faaliyetinin devam ettiğinden bahisle,25.04.1985 tarihinden tahsis talep tarihine(26.11.2008) kadarki dönemde ......sigortalısı olunduğunun tespiti, Oda kaydının geçerliliği ile, Oda kayıt tarihinin 25.04.1985 olduğunun ve 26.11.2008 tarihi itibarıyla da yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istenmiştir.
Mahkemece;Oda kaydındaki silinti ve kazıntının kaydı tutan şahısların eğitimsizliğinden kaynaklanması nedeniyle,davacının 25.04.1985 tarihi itibarıyla odaya kayıtlı olduğunun tespitine karar verilirken; zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme yazısına rağmen, zamanında prim borçlarının ödenmemiş olması ve 2005 yılından itibaren de, isteğe bağlı sigortalılığın başlaması nedeniyle, sair tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece, bir taraftan 25.04.1985 tarihli oda kaydının geçerliliğine karar verilirken,diğer taraftan bununla çelişecek şekilde, uyuşmazlık devresinde zorunlu ....sigortalısı kabul edilmesine ilişkin istemin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre; vergi, meslek kuruluşu veya Sicil Memurluğu kayıtları, zorunlu sigortalılığın dayanak belgeleri niteliğinde olup, anılan kayıtlara sahip kişiler yönünden ancak, “sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalma” ve “herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma” olgularının birlikte gerçekleşmesi durumunda zorunlu sigortalılık söz konusu olabilir.
Bu durumda, üyelik kaydına ilişkin , ..... defterinin ilgili sayfasının okunaklı ve denetime elverişli şekilde ve gerekirse, aslı celbedilerek, kaydın sıhhatı, kaydı tutan kişi veya kişilerin bilgilerine de başvurularak silinti ve kazıntının nedenleri sorulmak suretiyle usulünce araştırılmalı; kaydın geçerliliği sabit kabul edilirse bu sefer, odaya aidat ödenip ödenmediği, Belediye kayıtları,terzilik faaliyetinin geçtiği yere ilişken kira kontratı,elektrik-su faturası gibi tüm kayıt ve belgeler toplanmalı, zabıta araştırması yapılmalı,bilgi ve görgü tanıklarının anlatımlarına başvurulmalı,elde edilen bilgiler önceki tanık anlatımlarıyla karşılaştırılmalı ve böylelikle davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir.
Öte yandan, davacının, 28.11.2008 günlü tahsis talep dilekçesinin varlığından bahsetmesine karşın, dava dosyası içerisinde bu yönde bir dilekçenin bulunmaması karşısında,yaşlılık aylığı başvuru dilekçesinin varlığı davalı Kurumdan sorularak araştırılmalı,bulunamaması halinde, dava dilekçesi talep kabul edilerek, tahsis şartları elde edilecek bilgiler ışığı altında yeniden değerlendirilmeli ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy