Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında 21.02.2002 tarihinde çalışmaya başladığı yönünde imzalı işe giriş bildirgesi düzenlenen davacı adına davalı işverene ait 1036685 sicil numaralı işyerinden 21.02.2002 – 01.05.2002 döneminde tam, 15.02.2005 – 09.07.2006 döneminde kısmi bildirim ve prim ödemesi gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup, 01.10.1999 – 03.07.2006 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada mahkemece yapılan yargılama sonunda 27.12.1999 – 03.07.2006 dönemi sigortalılık süreleri hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan, kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hata, hile veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş ya da imzanın kendisine ait olmadığını veya kesintisiz çalıştığını belirtmemiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturmaktadır. Bu karinenin aksi ise ancak eş değer delillerle kanıtlanmalı ve bu kapsamda tanık anlatımlarına değer verilmemelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; işe giriş bildirgesinde yer alan imzanın kendisine aidiyeti davacı tarafından kabul edilmediği takdirde yöntemince uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, imzanın davacının eli ürünü olduğu saptandığında ve bu konuda hata, hile, ikrah durumu da iddia ve ispat edilemediğinde, 21.02.2002 günü öncesine ilişkin çalışma iddiasıyla ilgili olarak, anılan yazılı belgenin aksini eş değer kanıtla ispatlaması için davacıya kabul edilebilir süre tanınarak sunacağı delilleri irdelenmeli, ayrıca, dava konusu dönemi içerir tüm dört aylık sigorta primleri bordroları ile aylık prim ve hizmet belgeleri getirtilerek bordro ve belgelerde yer alan sigortalıların bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, aramalara karşın söz konusu kişilere ulaşılamadığı takdirde veya bordro/belge verilmeyen dönemlere ilişkin olarak aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ile çalıştırdıkları kişiler yöntemince belirlenerek tanık sıfatıyla dinlenilmeli, belirdiği takdirde anlatımlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, 13.02.2004 – 15.03.2004, 22.09.2004 – 25.09.2004 dönemlerinde dava dışı farklı işverene ait işyerine ilişkin Kurum kayıtlarında görünen çalışmalar dikkate alınarak davanın yasal dayanağı olan maddede yer alan hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılmalı ve tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalılardan ...’a iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy