Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının davalı ... Kulübünde 15.08.1992-31.05.1994, 20.07.1994-31.05.1995 tarihleri arasında 3 yıl aralıksız futbolcu olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, hukuki nitelikçe, davacının davalıya ait işyerinde 15.08.1992 - 31.05.1994, 20.07.1994 - 31.05.1995 tarihleri arasında 3 yıl hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışma süresinin tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 7/1. maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı, 02/09/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun, giderek 79. madde olduğu kabul edilmelidir.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanun’un 79/10.maddesi hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurum’ca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Somut olayda; Sosyal Sigortalar Kurumu’nun bağlı bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişince hazırlanan 17.10.1993 tarihli tutanağa dayanılarak davacının 01.10.1993 tarihinde davalı işyerine girdiğinin belirtildiği, Kulüp müdürünün de “1992 yılında kulübün amatör olduğunu, sezon açılışını müteakip bu yıl sporcuları sigortalı yapacakları”na ilişkin beyanı ve sonuç olarak da, işverenden, ismi geçen futbolcuların sigortalı sayılmaları için, sigorta işlemleri ve belgelerin işverenden istenmesi gerektiğinin belirtilmiş olmasına göre, davacının 01.10.1993 tarihinden itibaren çalıştığı saptanmıştır.
Hal böyle olunca da;sigortalının Kurum’ca öğrenilen ve sonrasında çalışmalarına ilişkin sözleşmeler dikkate alındığında devam eden çalışmaları bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilemez.
Mahkemece açıklanan esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy