Dava; davacının,15.12.1979-18.07.1991 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında ki sigortalılığın tespiti ile prim borcu bulunmadığından bahisle 01.01.2005 tarihinden itibaren .... yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama ile; davacının 15.12.1979-18.07.1991 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı, 22.03.1994-26.01.2000 tarihleri arasında 1755 gün ...... sigortalılığın tespitine, Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin prim borcunun yargılama sırasında 30.04.2010 tarihinde ödenmesi nedeniyle 01.05.2010 tarihinden itibaren de ...... yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum'un tüm; davacının ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir..
2-15.12.1979-18.07.1991 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında.......sigortalısı,22.03.1994-26.01.2000 arasında toplam 1755 gün SSK sigortalısı sayılan davacının, ...... yaşlılık aylığı tahsis başvurusunda bulunduğu 28.12.2004 tarihi itibariyle,Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin olarak 4.199.273 Lira(5.00 YTL) prim borcunun bulunduğu, bu nedenle,anılan prim borcunun yargılama sırasında 30.04.2010 tarihinde yatırılması nedeniyle,01.05.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için,hizmet birleştirmesinde esas alınan 1479 sayılı Yasa kapsamanıdaki Bağ-Kur sigortalılığa ilişkin olarak, tahsis talep tarihi itibariyle sigortalının prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerekir ise de; somut olayda, söz konusu borç oldukça küçük bir rakam olup maddi hesap hatası veya yanılgıdan kaynaklanmış olabilir. Özellikle ödemelerin bazen Kurum veznesine, bazen de banka şubelerine yapılması karşısında, bu tür yanlışlıklar nedeniyle gerçekleşen veya önemsiz sayılabilecek tutardaki eksik ödeme olgusunun, Kanunun aradığı diğer koşulları taşıyan sigortalıya yaşlılık aylığı bağlanmasını engelleyen prim borcunun varlığı olarak kabulü, Medeni Kanunun 2. maddesindeki objektif iyi niyet kuralına aykırılık oluşturmaktadır. Kaldı ki; Kurum, 1479 sayılı Kanunun 54. maddesi gereğince bu tür hata ve eksiklikleri gidermek yetki ve görevine sahip bulunduğundan aksine uygulamalar kişilerin sosyal güvenlikkkından yoksun bırakılmasına da sebebiyet verebilecektir. Bu nedenle, davacıya 28.12.2004 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, 01.05.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün 1 no’lu bendinde yer alan "...,davacıya 30.04.2010 tarihini takip eden aybaşından itibaren.." sözlerinin silinerek yerine "...,davacıya 01.01.2005 tarihinden itibaren.." sözlerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.