.........
Dava, Kuruma ait binada kiracı olunan bir kısım dönemlere ilişkin kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine konu alacak ve gecikme zammı miktarlarının fazla hesaplandığını iddia ederek fazla hesaplanan 11.104,96 TL. borçlu olmadığının tespiti ile tüm alacak kalemleri yönünden faize faiz yürütülerek fazla tahsil edilen miktarların istirdadına, bu mümkün değilse borca mahsup edilmesine, fazla tahsil edilen miktarlara yatırılan tarihler itibariyle en yüksek banka reeskont faizi uygulanarak istirdadına, Kuruma teminat olarak verilen meskenin satış işleminin başlatılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, davacıların Kuruma toplam 4.495,60 TL asıl, 9.209,39 TL geçikme zammı olmak üzerine toplam 13.704,99 TL borcu olduğu belirlenmiş, bu borç miktarına göre de davacıların Kurumdan istirdada yönelik herhangi bir alacaklarının olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74. maddesine göre hakim, her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, talep edilenden fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yine aynı kanunun 388/son.maddesine göre de hükümde gerekçeye ait sözler tekrar edilmeksizin , istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açıkça ve belirsizliğe yol açmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
.......
Davacıların isteminin, istirdat yanı sıra göre, aynı zamanda borcu olunmayan miktarın da belirlenmesine yönelik olduğu için, borçlu olunan yanında borcu olunmayan miktarında hükme yazılması gereklidir. Şu hale göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Kurum alacakları yönünden gecikme zammı üzerinden faiz yürütülemeyeceği belirlemesi doğru olup, yapılan hesaplama uyarınca asıl alacak ve gecikme zammı toplamı üzerinden davacının sorumlu olduğu miktar belirlendikten sonra, takip konusu edilen miktardan, borçlu olunduğu belirlenen miktar düşülerek, borçlu olunmayan miktar hükme yazılmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, borçlu olunmayan miktarın belirlenmesi yönünden de davanın reddi anlamına gelecek şekilde hüküm oluşturulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy