(5510 S. K. Geç. m. 1) (506 S. K. m. 60, 66, 78, 108)
Dava: Davacı, ölüm aylığı bağlanmasını istemiştir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalının avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacının murisi olan sigortalı Ş. N.'in, 17.07.1995- 30.06.2000 tarihleri arasında 951 gün 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğu ve 06.07.2000 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
1- 5510 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun, Ölüm Sigortasından Aylık Bağlama Şartları başlıklı 66. maddesinin c (Değişik bent: 12/12/2006 - 5561/1 md.) bendinde; 5 yıldan beri sigortalı bulunup, Sigortalılık süresinde en az 900 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda, ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanır., aynı Kanunun Sigortalılık süresi başlıklı 108. maddesinde; Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir. Tahsis işlerinde nazara alınan sigortalılık süreleri, bu sürenin başlangıç tarihi ile, sigortalının tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih, tahsis için istekte bulunmuş olmayan sigortalılar için de ölüm tarihi arasında geçen süredir. hükümleri düzenlenmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde eldeki davada; öldüğü 06.07.2000 tarihi itibariyle sigortalı Ş. N.'in, 4 yıl 11 ay 19 gün sigortalılık süresi bulunduğu, 5 yıl sigortalı olma şartının yerine gelmediği gözetilerek bu haliyle davanın kabul edilmesi mümkün değildir.
2- Ancak, 506 sayılı Kanunun 60/F maddesindeki, Bu Kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerinin tamamını veya bir kısmını, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78. maddesi ile belirlenen prime esas kazanan alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
Borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün sayısı sigortalının prim ödeme gün sayısına katılır. Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Aylık bağlanmasına askerlik, grev ve lokavt borçlanması ile hak kazanılması durumunda kendilerine, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır. düzenlemesi ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek; Ş. N.'in, 17.07.1995 tarihinden önce askerlik hizmeti yapıp yapmadığı, yapmış ise, yaptığı sürenin borçlanılması halinde 5 yıl sigortalılık şartını yerine geldiğinin tespiti halinde; bu şartın yerine gelmesi için borçlanılması gereken askerlik süresi prim borcu davalı Kuruma sorulup tespit edildikten sonra ödemesi için uygun bir süre verilip, ödeme yapması halinde ödemeyi takip eden aybaşından itibaren davacıya ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy