Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının 31.12.1988 ile 12.07.1999 tarihleri arasında .......sigortalısı olduğunun ve dava tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... ...... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, bozma ilamına uygun bulunmasına ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın hukuki nitelikçe davacının sigortalılığın tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti talebine ilişkin olduğu, her ne kadar Mahkemece, davacının dava tarihini takip eden 01.05.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de; yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin şartları düzenleyen 1479 sayılı Kanunun 35. ve geçici 10. maddesi uyarınca davacının tahsis talep tarihi itibarıyla Kuruma borcu bulunmaması gerekir. Oysa; davalı Kurumun 22.07.2001 tarihli yazı cevabında davacının 20.04.1982-19.04.2006 tarihleri arasında sigortalı kabul edilmesi halinde Kuruma borcu bulunduğu anlaşılmaktadır.Davanın hukuki niteliği de göz önünde bulundurularak, usul ekonomisi yönünden yargılamanın devamı sırasında davacıya Kuruma olan borcunu ödemesi için önel verilmeli, öderse yaşlılık aylığı bağlama koşulları yeniden değerlendirilmeli, ödemez ise; davacının aylık bağlanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; davacının sigortalılık bitiş tarihinin hükmün gerekçe kısmında doğru olarak “12.07.1999” olarak belirtilmiş iken hüküm fıkrasında sehven “12.07.1997” olarak belirtilmesi HUMK 80. maddesi uyarınca maddi hata niteliğinde olup Mahallince düzeltilmesi her zaman mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy