Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında.......sigortalılığın ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hümün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun’un 35’inci maddesinde yaşlılık aylığından yararlanma koşulları öngörülmüştür. Sigortalıya, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için kural olarak maddede (ve 1479 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinde) belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek, talepte bulunmak ve talepte bulunulan tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olmak gerekir. Ancak tahsis talep tarihinde prim borcu mevcut ise borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmelidir.
Somut olayda; davacı kadının 01.06.2002 tarihi itibariyle 13 yıl 11 ay 21 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında prim ödeme süresi bulunduğu, bu durumda 20 tam yılı doldurmasına 6 tam yıldan fazla 7 tam yıldan az kaldığından 1479 sayılı Kanun’un geçici 10/B-f maddesi uyarınca 45 yaşını ve 20 yıl prim ödeme süresine tabi olduğu, 10.06.2008 tarihi itibariyle her iki şartı da ikmal ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, 10.06.2008 tarihi itibariyle toplam 849,59 TL. prim borcu bulunan davacı, söz konusu borcu karar tarihinden çok sonra ödediğinden, ödemeyi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.