Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup; davacı Kurum (takip alacaklısı), yersiz ödenen 1.775,79 TL gelir ile bunun faizinin tahsili için yapılan takibe yönelik itirazın iptalini istemiş; Mahkemece, bozma üzerine, davanın kısmen kabulü ile, 1.387,90 TL gelir aslı ve bunun her bir gelirin ödendiği tarihlerden başlayarak hesaplanacak yasal faizine yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş; 15.07.2010 günlü karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda yerel mahkemece, davanın kısmen reddine ilişkin karar, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenle davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 21/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi .
Full & Egal Universal Law Academy