.....
Dava, Kurum işleminin iptali ile bağlanmayan aylık nedeniyle oluşan alacağın tahsili istemlerine ilişkindir.
..... yürütülen yargılama sonucunda, Dairemizce verilen 22.06.2009 gün ve 5726/11235 sayılı bozma ilamına uyularak, 24.12.2009 gün ve 272/842 sayılı karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozma üzerine yapılan inceleme sonunda, 07.06.2010 gün ve 1649/8100 numaralı ilâm ile onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilince bu kez maddi hataya dayalı olarak Dairemizin anılan kararının düzeltilmesi 26.07.2010 tarihli dilekçe ile istenilmiş ve mahkemece karar düzeltme yolu kapalı olduğundan bahisle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
25.08.2010 tarihli dilekçe ile de bu ek kararın bozulması ve maddi hata dolayısıyla Dairemiz onama kararının kaldırılmasına karar verilmesi istenmiş olup, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 – 442/A maddelerinde düzenlenen karar düzeltme kurumu Yargıtay kararlarına karşı başvurulabilecek bir yasa yolu olup, bu yöndeki istemin, aleyhine başvurulan ilamı veren Yargıtay ilgili dairesince karara bağlanmasının zorunlu olduğu belirgin bulunmakla, ilk derece mahkemesince verilen 06.08.2010 tarihli ek kararın BOZULMASINA;
2-İşin esasına yönelik itirazlarının incelenmesine gelince;
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8’inci maddesinin son fıkrasında, iş mahkemelerinden verilen hükümlerin Yargıtay tarafından incelenip karara bağlanmasından sonra bu ilâmlara karşı karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı öngörülmüş olup, özellikle, davacı vekili dosyanın temyiz incelemesinin duruşmalı
./..
-2-
yapılması gerektiği yönündeki talepleri yönünden yapılan incelemede, dava değerinin 13.270,60 TL olduğu dosya içeriğinden anlaşılmakla, hüküm tarihi itibariyle temyizin duruşmalı olarak incelenme sınırı 14.000,00 TL olduğundan bu talebin yerinde olmadığı, ayrıca kesin hükme ilişkin olarak yapılan itirazlar yönünden, 07.06.2010 gün ve 1649/8100 numaralı onama ilamında maddi hata olmadığı da açıktır. Ancak, iş bu dava açısından kesin hüküm olarak kabul edilen, .....4.03.2004 tarih ve 826/113 sayılı kararı, 25.05.2004 tarihinde Dairemizce onanarak kesinleşmekle, davacının bu tarihten sonra, şartlarının varlığı halinde, yeniden aylık bağlanmasını istemesinde bir yasal engel olmadığı da açıktır.
Bu açıklamalar ışığında, bozma ilâmında herhangi bir maddi hata bulunmadığından davacı vekilinin başvurusunun reddi gerekir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenle, maddi hataya dayalı olduğu ileri sürülen Dairemizin 07.06.2010 gün ve 1679/8100 sayılı onama ilâmının düzeltilmesi isteminin REDDİNE, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy