.......
Davacı, işsizlik ödeneğinin davalı Kuruma yapılan 25.03.2008 tarihinden sonraki hak ediş tarihi itibariyle işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 50/1. maddesi uyarınca; “Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlara ... işsizlik ödeneği verilir.”. Anılan Kanunun 51/1. maddesi uyarınca da; “Bu kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan ... işten ayrılmadan önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.”. Her iki maddenin açık düzenlemesi karşısında davacının ödeneğe hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olarak işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde kesintisiz çalışması ve bu sürelere ait primin ödenmesi koşuldur.
Öte yandan 4447 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin 3 nolu Tebliğin 2. maddesin de; hizmet akdinin sona erdiği tarihten önceki son 120 gün içinde, hizmet akdi devam etmekle birlikte, hastalık, ücretsiz izin, disiplin cezası, gözaltına alınma, hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk hali, kısmi istihdam ile grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, ekonomik kriz, doğal afetler nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulması veya işe ara verilmesi halinde, prim yatırılmayan süreler için ........ kayıtlarını esas alınacağı ve 120 günün hesabında prim yatırılmayan bu sürelerin kesinti sayılmayacağı da belirtilmiştir.
Somut olayda; davacının iş akdinin 4447 sayılı Kanunun 51. maddesinde yazılı haller kapsamında sona erdiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık konusu bulunmadığı, davacının son 120 gün içinde kesintisiz çalışması olmadığından bahisle, davalı ... tarafından işsizlik ödeneği talebinin reddedilmiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İşsizlik sigortasının amaç ve kapsamı ile yetkili, görevli ve sorumlu kuruluşlara ilişkin 46. maddesi uyarınca; “...İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından ......., diğer her türlü hizmet ve işlemlerin yapılmasından ....... görevli, yetkili ve
./..
-2-
sorumludur...” İşsizlik ödeneğinin yükümlüsü....Koşulları yerine getirildiğinde davacı işsizlik ödeneğini........ talep edebilir. Koşulların oluşup oluşmadığı yönündeki incelemede ise; işverence 4447 sayılı Kanunun 48/4. maddesi uyarınca düzenlenen işten ayrılma bildirgesi ile ....... yapılan bildirimlere göre tutulan kayıtlar esas alınmaktadır. İşveren tarafından yapılan bildiriminin geçerli olmadığı, eksikliğin olmadığı, bu nedenle son 120 gün içinde kesintisiz çalışma olgusunun gerçekleştiğine ilişkin iddia ise; ancak işverene karşı ileri sürülebilir. Hal böyle olunca; işveren aleyhine yöntemince dava açılmak suretiyle husumet yöneltilerek, göstereceği deliller de toplandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Bu bağlamda; davalı ... Kurumunun, işsizlik sigortası hizmetlerinden yararlanmayı amaçlayan iş bu davalarda yasal hasım olduğu, işverenin hatalı bildirimini nedeniyle işsizlik ödeneğinin ödenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesinde, davalı Kurumun sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısı ile sorumluluğunun işverenden kaynaklanmış olması nedeniyle Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, vekalet ücreti ve masraf ile sorumluluğuna hükmedilmeyeceği gerçeği de, bozma üzerine yürütülecek yargılama sürecinde göz önünde bulundurulmalıdır.
2-Kabule göre de; ibraz edilen iş göremezlik belgelerinin 2007 yılı 10 ve 11. aylarına ilişkin olduğu, bu aylardaki eksikliğin hastalıktan kaynaklandığının kabulü halinde dahi, hizmet cetveline göre 2008 yılı 1. ayı için 29 günlük prim ödendiği, 1 günlük eksik prim ödemenin bulunduğunun anlaşılması karşısında, son 120 günün hesabında prim yatırılmayan bu sürenin kesinti sayılıp sayılmayacağı yukarıda belirtilen şekilde araştırılmaksızın karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......