(4447 S. K. m. 48)
Dava: Davacı, fazla talep hakkı saklı kalarak, ödenmesi gereken işsizlik ödeneğinden şimdilik 2.650,37 YTL'sinin Merkez Bankasının kısa vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: İşsizlik ödeneğinin yükümlüsü İş-Kurdur. Koşulları yerine getirildiğinde davacı işsizlik ödeneğini İş-Kur'dan talep edebilir. İşverenin kusurlu davranışı sonucu yasal koşullarını yerine getirmesine rağmen iş-Kur'dan işsizlik sigortası talep etmesinin imkansız hale gelmesi sebebiyle, işverenden genel hükümlere göre zarar karşılığını tazminat olarak talep edilebilir. Davamız da davacı, böyle bir maddi zarar tazminat talep etmiştir.
4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; Sigortalı işsizin, bu maddede belirtilen ödeme ve hizmetlerden yararlanabilmesi için işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan başvurması gerekir. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülür. 15.5.2008 tarih 5763 Sayılı Kanunun 14. maddesiyle anılan fıkraya doğrudan ibaresinden sonra gelmek üzere veya elektronik ortamda ibaresi eklenmiştir. Maddenin açık anlatımı karşısında, sigortalı işsizin maddede öngörülen süre içerisinde Kuruma müracaat zorunluluğu bulunmaktadır. İş-Kur tarafından çıkarılan (3) numaralı tebliğin 5/2. maddesi uyarınca; İşverenin İAB düzenlememesi halinde hak kaybına yol açılmaması için sigortalı işsizin talep dilekçesi ve resmi kimlik belgesi ile yaptığı müracaatı kabul edilir. düzenlemesi ile, işten ayrılma bildirgesinin düzenlenmemesi halinde izlenecek yol da açıkça gösterilmiştir.
Somut olayda; davacı sigortalı işsizin iş akdinin 6.1.2006 tarihinde sona erdiği, İAB'nin düzenlenmesi yönünde davalı işverene yapılmış bir ihbarın bulunmadığı, davacının kanunda öngörülen otuz günlük ve diğer şartlar mevcut olsa idi hak kazanacağı ödenek süresi içinde işsizlik ödeneği ödenmesi yönünde İş-Kur'a müracaatta bulunmadığı, mevzuattaki açık düzenlemelerin gereğini yerine getirmeyen davacı yönünden İş-Kur'dan işsizlik sigortası talep etmesinin işverenin kusurlu davranışı sonucu, imkansız hale gelmesinden bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 29.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy