.....
Davacı, 13.06.2007 tarihinden itibaren ..... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı ...... Kanununun geçici 7.maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,6, 9 ve 10. maddeleridir.
2926 sayılı Kanunun 2.maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Mezkur Yasanın 3. maddesinin b bendinde “Tarımsal Faaliyette Bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasanın 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tâbi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmış, 5. maddenin 1. fıkrasında, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, 2. fıkrasında, sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca aynı Yasanın 9. maddesi Kuruma re’sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
./...
-2-
Anılan Yasanın 10.maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde...... kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, .........a göre kurulan pancar ekicileri ..... ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulaması ile, .......sigortalılığının kanıtlanması yönünde zirai kuruluşların kayıtları karine olarak kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2002 gün ve 2002/21–69 E.-44 K., 03.07.2002 gün ve 2002/21–576 E.-584 K., 14.02.2007 gün ve 2007/21–73 E.-71 K., 14.02.2007 gün ve 2007/21–172 E. , 2007/177 K.sayılı kararları). (Hukuk Genel Kurulunun 24.03.2010 gün 2010/10-133 E.-174 K. sayılı kararı)
Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, Mahkemece, davacının davasının kabulü ile 13.06.2007 tarihinden itibaren, 23.12.2009 (dava tarihi) tarihine kadar, .......sigortalılığının tespitine karar verilmiş ise de, davacının prim ödediği 25.12.2007 tarihi ile Kurumca sigortalılığının başlatıldığı 08.01.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin tarımsal faaliyetin varlığına dair yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacının anılan dönemde, 10. madde kapsamında herhangi bir kuruluşta kaydının bulunmadığı da nazara alınarak, hangi ürünleri ne zamandan beri, nerede ve ne kadar ürettiği, nerelerde sattığı davacıdan sorulup, tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen taşınmaza ilişkin varsa ihtilaf konusu dönemi kapsar kira sözleşmesi getirtilerek, tüm deliller toplandıktan sonra, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2-Kabule göre de; Mahkemece, davacının, “13.06.2007 tarihinden 23.12.2009 dava tarihine kadar tarım sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiş ise de, dosya içindeki hizmet cetvellerinden, Kurumun, davacının 25.12.2006 tarihinde başlayan 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığını, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle, 18.03.2007 tarihi itibariyle durdurduğu, 13.06.2007 tarihinde tekrar başlatarak, 25.12.2007 tarihinde sonlandırdığı, sonrasında ise, 08.01.2009 tarihinden itibaren dava tarihine kadar sigortalı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 13.06.2007-25.12.2007 tarihleri ile 08.01.2009-23.12.2009(dava tarihi) arasındaki kalan sürede, Kurumca çıkarılmış bir ihtilaf bulunmayıp, davacının bu döneme ilişkin talebinde, hukuki yararının olmadığı gözetilmeksizin, ihtilaf konusu olmayan dönemi de kapsar şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
../...
-3-
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy