Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan Bozburun Belediyesine ait işyerinde aralıksız olarak çalışmasına rağmen çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğini, 1994-20.07.2004 tarihleri arasında bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulü ile 15.03.1994-31.12.1994 döneminde 285 gün, 15.03.1995-31.12.1995 döneminde 285 gün, 01.04.2002-14.11.2002 döneminde 44 gün olmak üzere toplam 614 günlük çalışmanın tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın 5510 sayılı Kanunun 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir yerel yönetim kuruluşu olan belediyeye ait işyeridir. Bu tür kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Dairemizin yerleşmiş görüşleri de bu yönde olup, davalı işverence işe giriş bildirgesinin verilmesi, çekişme konusu dönem haricindeki diğer dönemlerde bildirimin yapılması, 506 sayılı Kanunun 2 ve 6. maddelerinde öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığının ispatı açısından yeterli değildir. (2008/215 Esas-222 Karar, 2008/7060 Esas-2877 Karar sayılı kararlarımız) Dava konusu somut olayda; davacı hakkında ilk olarak 15.03.1996 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olup, işverence sunulun işyeri dosyasında da bu tarihten öncesi çalışmaya dair belge bulunmadığının anlaşılması karşısında; 15.03.1996 tarihi öncesine ilişkin talebin kabulü isabetli bulunmamıştır.
2-Hizmet cetvellinde işverence 24.03.2000 - 20.07.2004 tarihleri arasında 915 gün prim ödemesinin bulunduğu, dönem bordrolarına göre bu süre haricinde 1999 yılında 330 gün daha prim ödendiği, toplam prim ödemesinin 1245 olduğunun anlaşılması karşısında, kararın gerekçe kısmında “davalıya ait toplam hizmet süresinin 2829 gün olmasına rağmen 614 günün bildiriminin yapılmadığı, 2215 günün bildiriminin yapıldığı ve bunun 1914 gününün ise primlerinin ödenmediği” şeklinde tespitte bulunulması da isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'na iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.