Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme,... hakkında davanın reddine; diğer davalılar hakkında davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davacının avukatı ve davalı ...'ün temyiz etmesi üzerine, davacının avukatının temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir.5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm, 21.09.2010 tarihinde davalı ...'e tebliğ edilmiş, temyiz ise 30.09.2010 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçmiştir.
O hâlde, 01.06.1990 gün ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak davalı ...'ün temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
Yukarda açıklanan nedenle ...'ün temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının avukatının sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
1-)Zorunlu mali sorumluluk sigortası; “Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına, bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan mali ve hukuki sorumluluğunu belli limitler dahilinde güvence altına almak” üzere oluşturulmuştur. Dolayısıyla sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet
sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti ile sınırlıdır. Sigorta şirketi tarafından, 2918 sayılı Yasa kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluk nedeniyle poliçe limiti dahilinde, sigortalı ya da hak sahiplerine ödeme yapıldığının geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda, sigorta şirketinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından, ödediği miktar oranında tazmin sorumluluğundan kurtulduğunun kabulü gereklidir.
Eldeki davada, davalı ... AŞ.'nin, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle geçerli olan zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesindeki 11.000,00 TL. olan limiti kapsamında haksahiplerine 10.117,29 TL. ödemiş olmasına ve bakiye poliçe limiti kaldığı anlaşılmış olup, bu çerçevede; anılan davalının başka ödeme yapıp yapmadığı ve poliçe limitini tüketip tüketmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
2-)Açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olan davanın, yargılama sürecinde yapılan yasa iptali sonucu kısmen reddine karar verilmesinde, haksız olduğunun kabulü mümkün olmadığından davacı Kurum aleyhine avukatlık ücretine karar verilmesi mümkün değildir.
3-)Kabule göre; davalı ... hakkında poliçe limitiyle sınırlı şekilde tahsil talep edilmiş olup; hakkında açılan davanın reddi nedeniyle poliçe limiti karşılığı avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken, müddeabih üzerinden avukatlık ücretine karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.