Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacıya 01.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamından, 23.10.2009 günlü tahsis talebi üzerine, 01.11.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış bulunan davacının, daha önce 05.05.2008'de Kuruma intikal etmiş tahsis talebi sırasında, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1981 olduğunun tespitine ilişkin açmış olduğu davanın derdest olduğu, anılan davanın kabulüne dair kararın Dairemizin 07.7.2009 gün ve 6876-12514 sayılı onama ilamı ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde her ne kadar ilk tahsis talep tarihi sonrasında, Aralık 2008'de 25 yıllık sigortalılık süresi ile yaşlılık aylığı koşullarının tamamlanmış bulunduğu, böylece yeni bir aylık talebine gerek olmadığı belirtilmiş ise de; davacının ilk tahsis talep tarihinde ve aralık 2008 itibariyle, sigortalılık başlangıç tarihinde devam eden niza ve dolayısıyla gerçekleşmemiş yaş koşulu sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanmadığı gözetilmemiştir. Bu durumda, yeni bir yaşlılık aylığı talebi üzerine, o tarih itibariyle sigortalılık süresi, yaş ve prim ödeme gün sayısından oluşan aylık koşulları değerlendirilmeli, oluştuğunun anlaşılması halinde takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmalıdır. Bu yönde, davacıya halihazırda bağlanmış aylığın dayandığı tahsis talep tarihinden önce, davacı vekili tarafından Kuruma sunulan ve ilgili kesinleşmiş mahkeme ilamı da dikkate alınarak, 30.4.2008 tarihli taleplerinin (05.05.2008'de Kuruma intikal etmiş tahsis talebi) gereğinin yerine getirilmesini isteyen 19.8.2009 tarihli ve 10753765 sayılı dilekçe dikkate alınarak yapılacak inceleme ile karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.