........
Dava, 02.01.1980 tarihinde 1 günlük sigortalı çalışma süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının, sigorta başlangıç tarihinin 02.01.1980 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına konu olayda, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bu bağlamda; sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; varsa işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası getirtilmeli; talebe konu dönemde davalı Kurum tarafından yoklama memurları veya müfettişleri tarafından yapılmış varsa tahkikat raporları, tespit tutanakları gibi kayıt ve belgeler celbedilmeli, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının bordro tanığı olmadıkları anlaşıldığından öncelikle dönem bordrolarında adı geçenlerin tanık sıfatiyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, kolluk marifetiyle komşu işyeri sahip ve çalışanları tespit edilerek aralarından re'sen seçilenlerin tanıklıklarına başvurularak davacı ve davalı tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmalı, elde edilecek veya ibraz edilecek tüm kanıtlar hepbirlikte değerlendirilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
./..
-2-
Ayrıca, dinlenen davacı tanıklarından .......davacının “çırak olarak görev yaptığını” belirttiği anlaşılmakla, Mahkemece, fiili çalışmanın niteliği araştırılmalı, davacıya bir meslek ve sanatın öğretilmesinin amaçlandığı ve çalışmanın da buna göre yapıldığının anlaşılması durumunda, çalışma ilişkisinin çıraklığa dayalı olduğu, bu durumda uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma ilişkisinin bulunmadığı; çalışma ilişkisinin, bir meslek ve sanatın öğretilmesine yönelik olmayıp, üretime yönelik olduğunun anlaşılması durumunda ise hizmet akdine dayalı olduğu gözetilmelidir.
Diğer taraftan, davacının 16/12/1968 doğumlu olduğu, okul çağında bulunduğu anlaşılmakla yaşı itibarıyla okula devam edip etmediğinin de araştırılması gerekmektedir.
Kabule göre de, olayda uygulanması gereken 506 sayılı Yasaya 2564 sayılı Yasa ile eklenen geçici 54. maddeye göre, 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60. maddesinin (G) fıkrası hükmü uygulanamayacağından sigortalılık başlangıcının davacının 18 yaşını ikmal ettiği 16/12/1986 tarihi olarak belirlenmesi de isabetsizdir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen fiili ve hukuki durumlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ve davacının temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy