......
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının haksahibine bağlanan gelirin, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyulan bozma ilamı içeriğinde, “Ancak, davalı işverenin %80 kusurlu olmasına ve ileri sürülen %5 isteme göre; toplam 3.293,88 TL ilk peşin değerli gelirin tahsiline karar verilmesi gerekirken, artışları da içeren gelirin %5 istem karşılığı olan 3969,07 TL’nin tahsiline hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.Öte yandan, 9/0070052 tahsis nolu dosyadan ödenen sosyal yardım zammının 01.01.2002 tarihinden itibaren 3/0676260 sayılı dosyadan ödendiğinin belirtilmesine rağmen, sosyal yardım zammının fiili ödemeye dönüşüp dönüşmediği belirlenip, fiili ödemeye dönüşmüş ise yukarıda belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda az olan tutar esas alınarak, aksi halde ödenen sosyal yardım zamları hak sahiplerinin ilk peşin değerli gelirlerine eklenip %5 isteme karşılık gelen tutarlarının tahsiline hükmedilmesi” gereğine değinildiği halde; ilk peşin sermaye değerli gelir tutarlarının % 5’lik kısmının hüküm altına alınmış olması; ayrıca, davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücreti ve yargılama gideriyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
./..
-2-
Anılan aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının üçüncü satırında yer alan “2.635.15” rakamının silinmesine, yerine “3.293.88” rakamının yazılmasına;
Hüküm fıkrasının altıncı satırında yer alan, “156.53” rakamının silinmesine, yerine “195,66” rakamının yazılmasına;
Hüküm fıkrasının on, onbir ve onikinci satırlarında yer alan, “aynı nedenle ve red edilen kısım için takdiren 1.000.00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından silinmesine ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy