......
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 10/11/1990 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan .... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin 10/11/1990 olarak tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların sonuçta sigortalılığın tespiti istemini de içermekte olduğu şüphesizdir.
Hal böyle olunca da, 506 sayılı Kanunun 108 maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönünde salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olması, yeterli olmayıp, ayrıca, aynı Kanunun 2 ve 6 maddelerinde öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın da varlığı gerekir. Başka bir anlatımla; yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi kişinin işe girdiğini gösteren yazılı delil niteliğinde ise de, fiili çalışmanın ortaya konması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.
Mahkemece, 10/10/1990 tarihli .........Tutanağı'nda davacının isminin yer almasının eylemli çalışma olarak kabul edildiği anlaşılmakla birlikte, işe giriş bildirgesinden bir ay önce düzenlenen tutanağı davacının tanık olarak imzaladığı görülmekte olup, kontrol esnasında işyerinde çalışanlar arasında isminin yer almadığı anlaşılmaktadır.
./..
-2-
Dava konusu somut olayda; davacının 10/11/1990 tarihli işe giriş bildirgesi Kuruma verilmiş ise de ; gerçek çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtların varlığı aranmalıdır.
Bu yönde; davaya konu işyeri sicil numarası ile, sigortalıya verilen sigorta sicil numarasının, hangi yıla ait serilerden olduğu, ..... sorularak belirlenmeli, işveren ve Kurum nezdindeki çalışma dönemine ilişkin dönem bordroları celbedilerek dava konusu dönemde aynı işyerinde çalışanlar, bu da mümkün olmazsa, sigortalının çalışmasının gerçek olup olmadığı hususunda bilgi sahibi olabilecek kişiler saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, bu bağlamda; yargılama aşamasında dinlenen tanıkların aynı işyerinde davacıyla birlikte çalışanlardan olup olmadığı araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılardan ....vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy