......
Dava, 506 ve 2926 sayılı Kanunlar kapsamındaki sigortalılık sürelerinin ve 506 sayılı Kanun hükümlerine göre yaşlılık sigortasından aylığa hak kazanıldığının tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun geçici 81’inci maddesinin (B) bendinin (b) alt bendinde; 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 21 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 23 yıldan az olan erkeklerin 25 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları koşuluyla yaşlılık aylığından yararlanabilecekleri öngörülmüş olup, sigortalılık başlangıç tarihi 01.05.1980 olan, 5877 prim ödeme gün sayısına sahip 01.01.1960 doğumlu davacı hakkında, anılan madde düzenlemesi kapsamında değerlendirme ve irdeleme yapılması gerektiği ve buna göre 30.03.2004 tahsis başvuru tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı koşullarının “yaş” ve “sigortalık süresi” yönünden gerçekleşmediği belirgindir. Bununla birlikte Anayasa’nın 141’inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” hükmü ile usul ekonomisi göz önünde bulundurulduğunda, dava açıldıktan sonra yapılan yargılama aşamasında, 01.01.2005 günü 45 yaşını dolduran davacıya 25 yıllık sigortalılık süresini tamamladığı 01.05.2005 tarihini izleyen ay başından itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, isteme uygun olarak, tahsis başvurusunu izleyen ay başından itibaren aylığa hak kazanıldığı yönünde hüküm kurulması usul ve yasa aykırı olup bozma nedenidir.
.....
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün (4) numaralı bendinde yer alan “01/04/2004” tarihinin çıkartılarak yerine “01.06.2005” tarihinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy