.......
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. Maddesi uyarınca davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. Maddesine göre iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. Aynı Kanunun 15. Maddesinde yer alan düzenleme uyarınca; bu yasada açıklık bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri uygulanır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187. maddesi hükmü uyarınca, kamu düzeni ile ilgili olmayan yetki itirazları ilk itirazlardan olup, yetki itirazının sözlü yargılama usulünün uygulandığı iş davalarında anılan yasanın 478. Maddesi uyarınca ilk oturumda ileri sürülmesi gerekir. Bu konuda hakimin taraflara önel tanıması ve dolayısıyla yasa gereğince kesin olan süreyi bertaraf etmesine olanak bulunmadığı gibi, yetkili olup olmadığını re’sen de inceleyemez.
Söz konusu itiraz süresi, ilk itirazlar bakımından hak düşürücü nitelikte olduğundan, hakimin yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden incelemesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.9.1966 gün 6/38-230 sayılı kararında açıklandığı üzere davacı, davalının süresinden sonra yetki itirazında bulunmasına açıkça muvafakat etse bile, mahkeme yetki itirazını süre aşımından dolayı reddetmekle yükümlüdür.
Dava konusu somut olayda; davalının süresi geçtikten sonra yetki itirazını yapmış olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece; yetki itirazının reddine karar verildikten sonra, işin esasına girilerek yapılacak inceleme ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy