(506 S. K. m. 2, 6, 79) (5510 S. K. Geç. m. 7)
Dava ve Karar: Davacı, murisin davalılardan Orman işletme müdürlüğüne ait işyerinde 11.05.1983-1985 Kasım tarihleri arasında aralıksız olarak çalışmasına rağmen çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğini, bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağının, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 Sayılı Yasanın 79. Maddesidir.
Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğunun gözetilmesi gereklidir. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Murisin çalışmalarının geçtiği ileri sürülen işyeri, bir kamu kuruluşuna aittir. Bu tür kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi, her türlü yapılan işlerin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması gerektiği ve aksinin tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığı asıl olup, Dairemizin yerleşmiş görüşleri de bu yöndedir. Davalı işverence yöntemince düzenlenip süresi içinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi; kişinin işe girdiğini gösteren yazılı delil niteliğinde ise de; dava konusu dönemin tamamında 506 sayılı Kanunun 2 ve 6. maddelerinde öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde çalışmasının varlığının ispatı açısından yeterli değildir.
Hal böyle olunca; çekişme konusu döneme ilişkin olarak dönem bordroları, işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve diğer çalışma belgeleri ile defter ve kayıtlar idareden celp edilmeli, kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince ve yeterince araştırılmalı, işverence; fiili imkansızlık (deprem, yangın, su baskını, sekaya gönderilmesi gibi) nedeniyle kayıt ve belgelerin gönderilememesi ve buna dair dayanakların belgelendirilmesi halinde, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden, o dönemde muris ile birlikte çalışan, işverenin bordrolarında kayıtlı olan kişilerin somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı, gerekirse davalı idarenin kayıtları üzerinde inceleme yapılmalı, tarafların bu yönde göstereceği tüm deliller toplanmalı, murisin dava konusu işyerinde, ağaçlandırma işinde fiilen çalışıp çalışmadığı, hiçbir kuşku ve tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalı, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy