Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava; ...... uyruklu davacının 23.07.2000 - 26.09.2000 tarihleri arasındaki davalı işyerindeki çalışmasının tüm sigorta kollarına tabi sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gereğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesi olup, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin bulunmaları, sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı ve devredilemez bir hak olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla araştırması yapılarak deliller re'sen toplanmalıdır.
...kayıtlarına bakıldığında; davalı işyerinden, davacı adına 27.03.2000 işe başlama tarihli 1 adet işe giriş bildirgesi verildiği gibi, davalı işyerinin 4 aylık dönem bordrosunda da davacının bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
1- Somut olayda; davacıya ait işe giriş bildirgesinin usulüne uygun olarak süresinde davalı Kuruma intikal ettiği görülmekle, artık 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemez. Mahkemece yapılacak iş, çalışma iddiasının gerçek ve fiili olup olmadığı üzerinde durarak, yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
2- Her ne kadar 506 sayılı Kanunun 3.maddesinin II.bendine göre malüllük yaşlılık ölüm sigortaları, bir işveren emrinde çalışan Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki aybaşından başlanarak uygulanır şeklinde hüküm içermekte ise de; 506 sayılı Kanunun 3.maddesinin II.bendinin (A ve D) alt bentlerinin 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 57. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, bu durum karşısında 4958 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihinden öncesine ilişkin yabancı uyruklu çalışanın uzun vadeli tüm sigorta kollarından faydalanabilmesi için Kurumdan talepte bulunmasının gerekli olduğu gözetilerek, davacının Türk uyruklu olup olmadığı, mallullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için yazılı istek koşulları araştırmalı ve inceleme sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy