Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, ödeme emrine konu kurum alacağının zamanaşımına uğradığından bahisle, ödeme emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davaya konu somut olayda; dava dışı .....n süresinde ödenmeyen 2002/6.ay-2003/3.ay prim borçlarının tahsili amacıyla, 2003/11123 sayılı takip dosyası üzerinden 6183 sayılı Yasaya göre başlatılan icra takibinin, aynı yıl itibarıyla kesinleştiği; davacı ...’in, prim borçlusu Anonim Şirketinin yönetim kurulu başkanı sıfatıyla ve anılan Şirket adına 10.05.2006 tarihinde davalı Kuruma verdiği dilekçe ile yapılandırma başvurusunda bulunduğu; ancak ödememe üzerine,anılan şirkete ait 2002/11.ay-2003/3.ay arası döneme ilişkin gecikme zammıyla birlikte toplam 17.514,12 TL’lik İşsizlik Sigortası Prim borcunun ödenmesi amacıyla, ilk kez davacıya 03.07.2009 tarihinde, davaya konu ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Hukuki nitelikçe dava, dava dışı işveren ......süresinde ödenmeyen 2002/11.ay-2003/3.ay arası döneme ait prim ve gecikme zammının, davacıdan tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın 58.maddesi kapsamında 03.07.2009 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin,zamanaşımı nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, 10.05.2006 tarihinde verilen yapılandırma başvurusuyla, davacının borcu kabul etmiş olması ve işverene karşı kesilen zamanaşımının davacı yönünden de kesildiği, bu durumda da, zamanaşımı süresinin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
6183 sayılı Yasada, müteselsil borçlulardan birisi aleyhine takibe geçilmiş olması veya ödeme emri tebliğinin yapılması veya zamanaşımını kesen nedenler arasında yer alan, özel kanunlara göre ödenmek üzere başvuruda bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanmış olmasının, diğer borçlular için zamanaşımının kesilmesine neden olacağına ilişkin bir düzenlemenin yer almaması karşısında; zamanaşımının işlemesi, durması ve kesilmesinin de her bir borçlu yönünden ayrı ayrı ele alınması gerekir.
Şu halde yapılması gereken iş; prim borçlusu anılan Anonim Şirket aleyhine takibe geçilmesi, ödeme emri tebliği,yapılandırma başvurusunda bulunulması(özellikle 10.05.2006 tarihli yapılandırma başvurusunun, takip borçlusu Şirket adına yapıldığı gerçeği karşısında), davacı yönünden işlemekte olan zamanaşımı süresini kesmeyeceği gözetilerek; varsa davacı yönünden zamanaşımını kesen başka sebeplerin varlığı usulünce araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy