.... ile 1-... 2-... arasındaki dava hakkında .... İş Mahkemesinden verilen 25/07/2008 günlü ve 14/330 sayılı hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Aleyhlerine gıyabi hükmün, davalılardan ...’e ilanen, ...’e Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür.
1-Davalılardan ...’e yapılan tebligat yönünden;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 28. maddesinde, adresi meçhul olanlara tebligatın ilanen yapılacağı belirtilmiş; 30. maddesinde ise; “İlanda, alakalıların ad ve soyadları, işleri, ikametgah veya mesken yahut iş yerleri, tebliğ olunacak evrak muhteviyatının hulasası, tebliğin anlaşılabilecek şekilde mevzuu, sebebi, ilanın hangi merciden verildiği, ilan daveti tazammun ediyorsa nerede ve ne için, hangi gün ve saatte hazır bulunulacağı yazılmak lazımdır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece, 20.02.2010 tarihli Radikal Gazetesinde ilan edilerek yapılan gıyabi hükme ilişkin tebligatın, davalılardan hiçbirisinin adının yazılmamış olması nedeniyle, usulsüz olduğu görülmüştür.
Mahkemece, anılan davalı yönünden, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 10. maddesindeki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Düzenleme gözetilerek, öncelikle, nüfus kayıt sisteminde kayıtlı olması durumunda bu adresine usulünce; nüfus kayıt sisteminde kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda ise, usulüne uygun şekilde ilanen tebliğ edilerek;
2- Davalılardan ...’e yapılan tebligat yönünden;
Davalılardan ....’ın vekili tarafından düzenlenmiş vekillikten çekilmeye ilişkin dilekçe bulunmadığı halde, .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen dosyanın yeni kurulan iş mahkemesine gönderilmesine ilişkin vekile çıkarılan karar tebliğinin, vekillikten çekildiğinin bildirilmesi üzerine, mahalline iade edildiği; gönderme kararı ve yeni tensip zaptının davalı asile tebliğ edildiği; vekile tebliğe çıkarılan gıyabi hükme ilişkin tebligatın, vekillikten çekildiği belirtilerek iade edildiği; davalı asile çıkarılan gıyabi hükme ilişkin tebligatın üzerine, “vekilin çekildiğini ve tebligatı almadığı” yazıldığı; bu tebligatın kime yapıldığının anlaşılamadığı; bu sefer de, aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre asile tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkemece, davalılardan Hasan’ın vekilinin vekillikten çekilip-çekilmediği ilgilisinden sorulup, vekalet ilişkisinin devam etmesi durumunda, vekile tebliğ edilerek; vekillikten çekildiğinin belirtilmesi durumunda, bunu dilekçe ile bildirmesi istenilip, vekillikten çekilmeye ilişkin dilekçe ve gıyabi hükmün davalı asile usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki düzenleme gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
M.Ö.
Full & Egal Universal Law Academy